International Press Agency

Boğaziçili profesör hapiste 3 bilimsel makaleyi nasıl yazdı?

Dış dünyadan tamamen kopartılan bilim adamı Ali Kaya, sadece kalem ve kâğıtla sıfırdan 3 teorik fizik formülünü yeniden üretti. Ocak ayı başında yayınlanan üç teorik fizik bildirisi alışılmadık bir biçimde kaleme alındı.

2016 yılındaki darbe girişimi sonrası hükümetin başlattığı cadı avında 150 binin üzerinde kamu çalışanı, akademisyen, hakim, polis, asker, eğitimci işinden olmuş sonrasında bir çoğu haklarındaki “terör suçlaması” ile göz altına alınmış, işkencelere maruz kalmış, uzun tutukluluğa mahkum edilmişti. Halen devam eden cadı avının kurbanı on binlerce insan hapishanelerde.

Ne ile suçlandığını bile anlamadan yaklaşık 15 ay içeride hapis yatan ve bu sürede 3 teorik fizik bildirisi yazan Boğaziçi Üniversitesi Profesörlerinden Fizikçi Ali Kaya, başından geçenleri ve içeride iken teorik fizik çalışmalarını nasıl yaptığını anlattı. The Higher Education sitesi ve Nature isimli uluslararası bilim dergisinde yayınlanan röportajında Ali Kaya, akıl sağlığını kaybetmemek için hapisteyken bilimle uğraştığını söyledi.

Ali Kaya, makalesini Silivri Cezaevi’ndeki koğuş arkadaşlarına ithaf etti.

 

Darbe girişiminden 3 ay sonra tutuklanan Ali Kaya, iddianamesi hazırlanıp hakim karşısına çıkana kadar tam 440 gün hapis yattı. 20 Aralık 2017’de görülen duruşmasında mahkeme Kaya’yı “terör örgütü” üyeliğinden suçlu buldu ve 6 yıl hapse mahkum etti ancak kararın temyiz ve Yargıtay’dan onanması gerçekleşene kadar serbest kalmasına hükmetti. Kaya, suçsuz olduğunu ve karara itiraz edeceğini söylüyor. Tutukluluk süresi boyunca çalıştığı Boğaziçi Üniversitesi’nden açığa alınan Kaya işine geri dönüp dönemeyeceğini bilmiyor. Ancak benzer şekilde tutuklanan başka üniversitelerdeki meslektaşlarının doğrudan işten atıldığını söyleyen Kaya bu konuda kendisini şanslı görüyor.

‘BİZİ DÜNYANIN GERİ KALANINDAN İZOLE ETTİLER’

Kaya, enflasyon teorisi ve kozmolojik tedirginim çalışmalarını içeren 3 bilimsel makalesinin  önsözüne, “Referans kullanma imkanı olmaksızın yazdığım bu akademik makaleleri 7.10.2016-20.12.2017 tarihleri arasında 440 gün cehenneme katlanmamı sağlayan C-1 ve E-10 odalarındaki arkadaşlarıma adıyorum ve bu zor zamanlarda destek veren meslektaşlarıma müteşekkirim.” yazdı.

Profesör Ali Kaya cezaevinde yazdığı bilimsel makaleleri sadece kalem ve kağıtla, dışarıdan hiç bir destek almaksızın izole bir ortamda yazdığını söylüyor.

“Bilgisayar ve internetle hapishaneye girmek söz konusu değil, bizi dünyanın geri kalanından izole ettiler.”

FİZİK ÇALIŞMALARI TÜRKÇE DEĞİL DİYE CEZAEVİNE ALINMAMIŞ

İstanbul’a yakın bir yerde, Silivri’de, yaklaşık 15 ay hapiste tutulan araştırmacıya, avukatının talebine rağmen fizik kitaplarını veya çalışmalarını bile vermediler. Profesör Kaya’nın doktora öğrencisi fizik çalışmalarını göndermeye çalıştı fakat belgeler Türkçe olmadığı için kabul edilmedi. Kaya’nın öğrencisi, belgeleri Google çeviriyi kullanarak tercüme ettikten sonra tekrar göndermeyi denedi, ancak yine reddedildi. Profesör Kaya, “Fizik namına hiçbir şey alamadım.” dedi.

“İçeride yazdığım makalelerin konularını daha önce hapse girmeden kafamda tasarlamış ve alt yapı çalışması yapmıştım” diyen Kaya “teorik fiziğin güzelliği araştırma yapmak için sadece kalem ve kağıda ihtiyacınız var.” dedi.

Teorik fizikçi daha önceki buluşlardan yoksun olarak, karmaşık formüllerin daha basit fizik ilkelerinden yola çıkarak tekerleği yeniden icat etti. “Tam bir baş ağrısıydı ama günün sonunda iyi sonuçlar aldım.” dedi.

“Tabi ki bilgisayarla yapılan çalışmaya göre çok daha fazla zaman aldı ancak hapiste zamandan bol bir şey yok. Yazdığım makalelerin buluş niteliğinde olduğunu söyleyemem ancak elle tutulur olduklarını ve saygın bilimsel dergilerde yayınlanacağını umuyorum.”

KOĞUŞTAKİLERİN ÇOĞU ÜNİVERSİTE MEZUNUYDU

Profesör Kaya, 140 metre kare genişliğinde, yarısı büyüklüğünde bir avluya sahip ve 10 metre  yüksekliğinde duvarla diğerlerinden ayrılan hapishane koğuşunu kendisi gibi yaklaşık 20 yüksek eğitimli tutsak ile paylaştığını söyledi. “Çoğunluğu üniversite mezunuydu” dediği koğuş arkadaşları akademisyenler, öğretmenler ve doktorlardan oluşuyordu.

“Hapiste bilimsel çalışmalar yaptım demek kulağa havalı geliyor. Ancak hapis kötü bir yer kimseye tavsiye etmem.En kötüsü de irtibatların koparılıyor. Haftada sadece 1 saat aile görüşüne izin veriliyordu ve yakınlarınızla cam bir bölmenin ardından telefonla konuşuyorsunuz. Haftada bir kere de avukatımla görüşme hakkım vardı. Hapisteki ilk gece hayatımın en kötü gecesiydi. Genelde ümitsizliğe düşmem ama içerideyken bir daha çıkamayacakmışsınız fikrine kapılıyorsunuz. Kendime, ‘özgürlüğümü alabilirler ancak beni fizik çalışmaktan alıkoyamazlar’ dedim.”

“İçerideyken zaman zaman çay içerek kuantum fiziği, izafiyet teoremi, kara delikler, büyük patlama, ilmi ve dini konuları tartışırdık. Ancak zihinsel açıdan çok rahat bir durumda değildim. Arapça öğrenmeye çalıştım, koğuş arkadaşlarımla avluda voleybol oynadım ancak daha çok fizik çalıştım.” diyen Kaya içerideyken sürekli ailesi ve çocukları için endişe duyduğunu söylüyor.

‘DARBE GİRİŞİMİ SONRASI DEVLETE GÖRE BİR ANDA TERÖRİST OLDUM’

Profesör Kaya, aleyhindeki dava hakkında ayrıntıya girmekten kaçındı. Ancak, hükümetin “2016 darbe girişimini düzenlemek ve bir örgütü yönetmekle suçladığı” ABD’de kendisini sürgünde tutan dini önder Fetullah Gülen’i desteklemekle suçlandığını söyledi. Gülen’e karşı sunulan kanıtlara “saçma” diyen Kaya, tutuklanmasına gerekçe olarak ABD’de katıldığı seminerlerin, akademik ziyaretlerin gösterildiğini hatta görevlendirme icabı Kanada McGill Üniversitesi’ne gidişinin bile delil olarak kabul edildiğini söyledi. Kaya, darbe girişiminden sonra aniden “devlete göre terörist oldum.” dedi.

Halihazırda serbest bırakılsa da Boğaziçi’ndeki geleceği hala netleşmeyen Kaya hakkındaki suçlamalara karşı yasal bir savaş verdiğini söyledi. Kaya, sonuca bağlı olarak bir 15 ay daha hapis yatabileceğini kaydetti.

 

İlginizi çekebilecek diğer haberler