International Press Agency

“Böbreğimi satıp ailemi getireceğim”

YUNAN SOKAĞI RÖPORTAJI DİZİSİ - 2

Atina (IPA)– Suriye’de 2011 yılının Mart ayında Beşar Esed yönetimine karşı başlayan isyanın üzerinden 7 yıl geçti. Tüm ülkeyi yıkıma götüren süreçte 350 binden fazla kişi can verdi. Milyonlar evlerinden, yurtlarından oldu. Birçok şehir enkaza dönerken, ülkenin alt yapısı tamamen çöktü. Sekizinci yılına giren iç savaş artık başka devletlerinde dahil olduğu bölgesel savaşa döndü. İnsanlık dramının Yunan kıyılarına vurduğu on binlerce mülteciden biri, Halepli bir inşaat işçisi, yaşadıklarını ve şu andaki durumunu IPA’ya anlattı.

AVRUPA KIYISINDA ÖLÜMÜ YEĞLEYEN BİR MÜLTECİ

Muhammed Şemraci, savaştan önce inşaatlarda çalışarak ailesini geçindiren bir Suriyeli Arap. Başkent Atina’nın mülteci mahallesi Omonio’da yaşıyor. 7 yıl önce başlayan iç savaşın biteceğini umarak hemen terk etmemiş evini, mahallesini. Eski günlerini özlemle anıyor.

“Halep’te cennette yaşıyorduk daha önce. Fitne çıktı. Savaş başladı. Kardeş kardeşe düşman oldu, birbirlerini öldürmeye başladı.”

“İSİMLERİNDE İSLAM VAR AMA…”

Muhammed’in Halep’te yaşadığı bölge Özgür Suriye Ordusunun (ÖSO) kontrolündeymiş. Rejim uçakları bombardımanı yoğunlaştırdığında, bölge sakinleri için fazla bir seçenek kalmamış.

“Siz de ÖSO saflarında mıydınız?” sorusunu şöyle yanıtlıyor:

“Ne ÖSO ne rejim saflarında savaştım. Ya kardeşini öldüreceksin, ya amcaoğlunu, ya da bir akrabanı. Önce ÖSO vardı sonra dünyanın her yerinden cihatçılar geldi. Suudiler, Mısırlılar, Cezayirliler, Faslılar, Tunuslular… IŞİD ÖSO’yu kuşattı. Cihat yaptıklarını söylediler. Nasıl cihatsa, kardeş kardeşi öldürüyor. Suriye ordusunun yüzde 90’ını Sünniler oluşturuyor. İsimlerinde İslam var ama kendilerinde yok.”

Suriyeli mülteci Muhammed Şemcari, Atina, Yunanistan

“BABAMIN EVİNE BOMBA DÜŞTÜ, BABAM ÖLDÜ”

Savaş başladıktan sonra 2015 yılının ortalarına kadar kalmış Halep’te Muhammed. “Halep’ten ayrılmamın tek sebebi var.” diyor, “Ölmekten korkmadım ama 4 çocuğum için terk ettim orayı. Babamın evine varil bombası atıldı. Babam öldü, kardeşim ayağını kaybetti. Şimdi kardeşimin nerede olduğunu bile bilmiyorum.”

IŞİD VE ÖSO’YA 5 BİN DOLAR ÖDEDİM

Halep’in büyük bölümü harap olduktan sonra birçok akrabasını orada bırakmak zorunda kalarak göç etmeye karar vermiş Halepli Muhammed: “Ailemle birlikte Halep’ten ayrılıp Türkiye’ye kaçabilmek için ÖSO ve IŞİD militanlarına 5 bin dolar ödemek zorunda kaldım.”

Hali hazırda kendi deyimiyle “piyasanın” devam ettiğini anlatıyor.

“Şu an Halep’ten Türkiye’ye geçmek için kişi başı 2500 dolar ödemek zorunda insanlar. Bunlar savaş tüccarları. Ölüm tüccarları.”

“İSTANBUL’DA İŞ VAR SANDIM”

12 yaşındaki kızını, 10, 7 ve 6 yaşlarındaki oğullarını alıp eşiyle birlikte Hatay’a geçmeyi başarmış Muhammed. Oradan otobüse binerek İstanbul’a gitmiş.


“İstanbul’da iş olduğunu sandım” diyerek başlıyor anlatmaya…  “Sultanbeyli’de bir akrabamın yanında kaldım bir süre. Sonra ev tuttum. 200 TL’lik ev birden 1000 TL oldu. İnşaatlarda günlük 50 TL yevmiyeyle çalıştım. 4 çocuğum var. Geçinmemize yetmedi. Türkiye’de kaldıktan sonra 2017 yılında Yunanistan’a geldim.”

Ailesi hala Sultanbeyli’de yaşama tutunmaya çalışıyor. Karısı bileziklerini satmış ve o para bitmiş. Burada iş bulamadığı için ailesine para da gönderemiyor. Çocuklarının konu komşunun yardımlarıyla geçindiğini söylüyor.

Suriyeli mülteci Muhammed Şemcari, Atina, Yunanistan

“SURİYE’DE İŞLER ÇOK HIZLI, BİR ANDA ÖLÜYOR VE KURTULUYORSUNUZ”

“Burada ilticaya başvurdum ama süreç yavaş işliyor. Suriye’de işler çok hızlı. Bir varil bombası geliyor. Ve ölüp kurtuluyorsunuz…”

Dünya Doktorları adlı yardım kuruluşuna ait bir binada kalıyor Muhammed. Sadece uyumak için kullanabiliyor burayı. Giriş akşam 8’den sonra, sabah 7’de çıkmak zorunda. Gününü dışarıda dolaşarak geçiriyor. Gündüz, vakit namazlarında camiye gidiyor. Bu binaya gelen mülteciler en fazla 6 ay kalabiliyorlar, sonra başlarının çarelerine bakmaları gerekiyor.


Muhammed 3 aydır orada, 3 ayı kalmış. “Süre dolduğunda ne yapacaksın” sorusuna, “Omonio’da sokakta kalacağım” diye cevap veriyor.


“İSTANBUL’DAN YUNANİSTAN’A 10 GÜNDE YÜRÜYEREK GELDİM”


İstanbul’da geçim sıkıntısı baş gösterince, Yunanistan’a, oradan da Hollanda’ya gidip iş bulmak istemiş. Kaçakçılar çok para isteyince, biri Mısırlı, dördü Suriyeli beş erkekle birlikte İstanbul’dan Yunan sınırına doğru yürümeye karar vermişler.

“Gündüzleri çayırda, bayırda uyuduk, geceleri yol aldık” diyor. “Eşimin ve çocuklarımın katlanabileceği bir yol olsa onları da getirirdim” diyor hayıflanarak.

“BÖBREĞİMİ SATIP AİLEMİ GETİRECEĞİM”


Yunan sınırını geçtikten sonra otobüsle Atina’ya gelmiş Muhammed. Kalacak yer bulamamış ilk zamanlar. Syntagma meydanında 1 ay sokakta yatmış.


1 yılı aşkın süredir yaşadığı Yunanistan’da mülteci olarak kabul alır da, seyahat dokümanı elde edebilirse Hollanda’ya, amcasının yanına gitmeyi umuyor.


“Aileni getirebilecek misin?” sorusunda uzaklara dalıyor. Sesi titriyor ve gözleri doluyor.

“Ailemle her gün konuşuyorum. Onları şu anda getirecek param yok. Böbreğimi satıp parasını kaçakçılara verip ailemi getirmek istiyorum. Bunu yapan bir yer buldum. Kararlıyım.”

“SAVAŞ BİTTİĞİ GÜN DÖNERİM”


Muhammed’in bir gözü Hollanda’da, bir gözü arkada, Sultanbeyli’deki ailesinin yanında. Bir yandan da ülkesinde olup bitenlerde.

Siyaset bilimcilerin, uzmanların bile yanıtlayamadığı “Suriye’de ne olacak” sorusuna yanıtı şu:
“Ülkede ne olacağını hiç kimse bilmiyor. Akrabalarım kaldı geride. Savaşın bittiği gün dönerim. Bütün devletler orada, ne olacağını kimse bilmiyor.”

Suriye savaşının Yunan kıyılarına vurduğu on binlerce mülteciden biri, Halepli bir inşaat işçisi Muhammed Şemraci

“ERDOĞAN DA ESED GİBİ SİVİLLERİ BOMBALADI”

Türkiye’nin Afrin’i ele geçirmesine dair söyleyecekleri de var Halepli Muhammed’in. “Oraya Suriyeliler için değil, kendisi için girdi” diyor ve ekliyor:

“Erdoğan Esed’den beter çıktı. Sivilleri bombaladı, insanlar evlerinden kaçtı.”

“TÜRKİYE’DEKİ KAMPLARDA KALMAKTANSA ÖLMEK DAHA İYİ”


Türkiye’deki önemli sayıda Suriyelinin Erdoğan’ı desteklediği hatırlatılınca, “Başka çareleri var mı?” şeklinde yorumluyor.

“Erdoğan bize bir şey vermedi, ülkeye girmek için ben para ödedim. ÖSO’ya da Türk güvenlik güçlerine de para ödedik.”
“Ama kamplar var?” denilince, “Kamplarda kalmaktansa ölmeyi tercih ediyor mülteciler” diyor.

“DİNİM İZİN VERSEYDİ İNTİHAR EDERDİM”


Muhammed, Türkiye ve Yunanistan’ı tavsiye etmiyor Suriyeli mültecilere. Kendisini çaresiz hissettiğini söylüyor. Ayrılmadan önceki son sözleri, bu çaresizliği bütün çıplaklığıyla anlatıyor aslında:

“İki, üç kez intihar etmeyi düşündüm. Ama sadece dinim buna izin vermediği için yapmadım.”

‘Burada mülteciler hoş karşılanır’

İlginizi çekebilecek diğer haberler