International Press Agency

Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nün acı karnesi: Türkiye ‘basın özgürlüğünde’ 157. sıraya geriledi

New York (IPA)- 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde Türkiye’nin basın karnesi hiç olmadığı kadar kötü çıktı. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından yayınlanan 2018 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye 2 basamak gerileyerek 155’inci sıradan 157’inci sıraya geriledi.

Kuruluş yayımladığı raporda ‘Türkiye’yi gazeteciler için dünyanın en büyük hapishanesi’ olarak niteledi. Basın özgürlüğünü yakından takip eden RSF, Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra hükümetin, eleştirilerde bulunan gazetecileri hapishaneye gönderdiği ve toplu davalarda birbiri ardına yargıladığını kaydetti.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI YERİNE GETİRİLEMİYOR 

2018 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye ile ilgili bölümde, darbe girişiminden sonra çıkarılan Olağanüstü Hal (OHAL) ile birlikte ülkede az miktarda bulunan çoğulculuğun hükümet tarafından yok edilmesine gerekçe olarak gösterildiği belirtildi.

Anayasa Mahkemesi’nin ocak ayında tutuklu gazeteciler Mehmet Altan ve Şahin Alpay’ın serbest bırakılmasına karar vermesine rağmen alt mahkemelerin bu kararı uygulamamasına dikkat çekildi.

Raporda  tutuklanan gazetecilerin ve kapatılan medya kurumlarının etkili hukuk imkanlarından mahrum bırakıldıklarına dikkat çekilerek  “Hukukun üstünlüğü, Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminde artık solan bir anı gibi. Anayasa Mahkemesi’nin kararları bile artık otomatik olarak yerine getirilmiyor. Haber siteleri ve sosyal medyanın sansür edilmesi de daha önce benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştı.” denildi. Kuruluşun yayınladığı harita Türkiye kırmızı renk ile ‘gazeteciler çok durumda’ kategorisinde gösterildi. 

RUSYA’DA ARAŞTIRMACI GAZETECİLİĞE BASKI ARTIYOR 

Gazetecilerin sorun yaşadığı bir başka ülke Rusya ise 148’inci sırada yerini aldı. Rusya’da gazeteciler aleyhine gelişen olayların arttığına ancak bunların şu an için ülke puanına yansımadığı ifade edildi. RSF, Rusya’da hala gazeteciler, blogerlar  göz altına alınıp tutuklandığı ifade edildi. Medyanın büyük bir çoğunluğunun Kremlin tarafından kontrol edildiği ve araştırmacı gazetecilik üzerine baskıların arttığı kaydedildi.

Raporda Amerika’nın da sıralamasına yer verildi. ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve gelmesinden sonra Amerika’nın geçen yıla göre iki sıra daha gerilediğine dikkat çekildi.

Trump’ın gazeteciler için, eski Sovyet lideri Joseph Stalin’in kullandığı bir tabir olan “halkın düşmanları” ifadesini kullandığı hatırlatıldı. ABD, 180 ülke arasında 45’inci sırada yer aldı.

Raporda Avrupa’da gazeteciler için geleneksel olarak güvenli ortam bozulmaya başladığı ifade edildi. RSF “Malta’daki ilk ve Slovakya’da ikinci olmak üzere iki cinayet yaşandı. Bu durumda endişe verici”değerlendirmesinde bulundu.

DÜNYADA GAZETECİLERE YÖNELİK  FİZİKİ SALDIRI ARTIYOR 

Oslo’da rapor hakkında detaylı bilgi veren RSF Genel Direktör Yardımcısı Antoine Bernard “Türkiye’de darbe girişimi iktidara karşı başarılı olmadı belki ama hukuk devletine yönelik darbe pekala başarılı oldu.”dedi. Bernard, “Dünyada gazetecilere yönelik sözlü ve fiziki saldırı arasındaki ince çizgi artık daha da silik” olduğunu ifade etti.

RSF’in toplantısına destek veren AGİT Medya Özgürlüğü Temsilcisi Harlem Desir, “Dünyada medya çoğulculuğunu hedef alan açık saldırılar yanı sıra demokrasilerde de medyanın meşruiyetine yönelik söylemler yaygınlaşıyor”diye konuştu.

 

İlginizi çekebilecek diğer haberler