International Press Agency

ŞAMPİYONLUK HİKÂYESİ: Mekânın sahibi kupayla döndü

Galatasaray, 21. şampiyonluğuna Göztepe’yi İzmir’de 1-0 yenerek ulaştı. Teknik Direktör Fatih Terim 4. defa başına geçtiği Sarı-Kırmızılı takımı 7. kez zirveye taşıdı. Şampiyonluk gecesi söylediği gibi mekân kendisinindi.

Futbolculuk hayatı, teknik direktörlüğü, hüznü ve sevinci bu kulüpte yaşamıştı. 2017-2018 sezonu ile şampiyonluklar listesine bir yenisini daha daha ekledi.

ŞAMPİYONLUKTA TERİM’DEN GOMİS’E KADAR HERKESİN EMEĞİ VAR

Dursun Özbek-Igor Tudor ikilisiyle başlayan, Mustafa Cengiz-Fatih Terim finaliyle sona eren yolculukta en büyük pay futbolcuların ve taraftarın.

Gol kralı Gomis, iki kritik gole imza Sinan Gümüş, ikinci yarıya damga vuran Rodrigues ve Mariano. Herkesin bu şampiyonlukta küçükte olsa bir payı var. Hatta ayrılmak zorunda kalan Igor Tudor’un bile şampiyonluk kupasında izi var.

Galatasaray 21., Fatih Terim ise 7. şampiyonluğunu yaşadı.
TIK TIK… KİM GERİ DÖNDÜ?

Şimdi yeni bir yolculuk başlıyor. Terim’in Şampiyonlar Ligi için attığı, “Tık tık… Tahmin edin kim geri döndü?” tweeti Sarı-Kırmızılı takımın yeni yol güzergâhını çiziyor.

Bu yola nasıl girildi ve bu noktaya nasıl gelindi?

Galatasaray’ın şampiyonluk hikâyesi Beşiktaş’ın üst üste 2. şampiyonluğunu ilan etmesiyle başladı. Başkan Dursun Özbek bir karar aldı. Şampiyon olacak kadroyu eldeki imkânlarla yeniden kuracaklardı. Sıfırdan bir yapılanma ve radikal kararlarla yola çıkıldı.

Galatasaray sezona yeni bir takım kurarak başladı.
SEZON BAŞINDA TAKIM YENİDEN KURULDU

Galatasaray tüm planlamasını İgor Tudor üzerinden yaptı. Sarı-Kırmızılı takım yeni bir sürece girdi. Öyle isimlerle yollar ayrıldı ki acaba yerleri dolacak mı endişesi camiada hissedildi. Sneijder, Podolski, Semih, Sabri takımdan ayrılırken, yine çok kaliteli ve hedefe yönelik futbolcular tercih edildi.

Fernando, Gomis, Feghouli, Belhanda, Maicon, Mariano gibi isimleri tartışılmayacak oyuncular takıma dahil oldu. Kafalardaki soru işareti bu kadro uyum sürecini aşabilecek miydi?

OSTERSUNDS FACİASI

Galatasaray liglerin başlamasından tam bir ay önce Avrupa Ligi maçına çıktı. 13 Temmuz’da İsveç takımı Östersunds ile oynanan karşılaşma tam bir felaketti. Deplasmanda alınan 2-0’lık mağlubiyetin hiç bir mazereti yoktu.

En azından rövanşı beklemek lazımdı. Ancak kendi evinde rövanş maçında Galatasaray rakibiyle 1-1 berabere kalınca ipler koptu.

Sarı-Kırmızı taraftarlar hem İgor Tudor’un hem da Başkan Dursun Özbek’in üstünü çizmişti. İkisinin de istifa etmesini isteyen ciddi bir kitle vardı.

Avrupa’da Östersunds’a elenen Galatasaray büyük şok yaşattı.
TEK HEDEF ŞAMPİYONLUK

Galatasaray’ın Avrupa defteri erken kapanmıştı. Şimdi tek bir hedef vardı o da Şampiyonluk. Aslında sezon başı camianın rahat olduğu söylenemezdi hatta biraz gergin de denilebilirdi. Avrupa’dan elenmiş, hazırlık maçları tat vermemiş, bir takım, gelecek adına da çok ümit vermiyordu.

Sadece herkes “Lig bir başlasın bakalım” diyordu. Yönetim’de çıkışın transferde olduğunu görerek, Belhanda, Feghouli, Gomis, Maicon gibi isimleri imzaları atarak Sarı-Kırmızılı formayı giydi.

ARENA’DA TARAFTAR YERİNİ ALDI

Aslan, Süper Lig’in açılış maçını Türk Telekom Arena’da Kayserispor’a karşı oynadı. Taraftar Avrupa’da yaşanan Östersunds faciasını unutmuş ve takımına sahip çıkmıştı. Ancak Tudor ve Özbek için aynı şeyleri söylemek zordu.

Galatasaray renkdaşını 4-1 yenerek lige havalı bir başlangıç yaptı. Gomis iki gol birden atarak bir Aslan gibi ağları parçalıyordu. Zaten ‘Aslan Pençe’si bütün sezona damgasını vurdu. Yeni transferler de geçer not almıştı.

Tudor seri galibiyetlere hava yakaladı, ama…
GALİBİYETLER GÜVEN GETİRDİ

Galatasaray, farklı Kayseri galibiyetinin ardından yine büyük bir çoşku ile kazanılan Osmanlıspor ve Sivasspor maçları Sarı-Kırmızılılarda güven tazeledi. Takım Coşkulu oynuyordu. Futbol ara ara tutukluk göstersede keyif veriyordu.

Tribünler üzerindeki pası atmıştı. 3 haftada atılan 10 gol ve 9 puan heyecan vericiydi. Milli Takım arası girince Galatasaray Antalya deplasmanında frene bastı. 1-1’lik sonuçla ilk puan kaybı yaşandı.

ASLAN FIRTINASI SÜPER LİG’İ KASIP KAVURDU

Galatasaray, Antalyaspor maçı sonrası 4 maçlık bir seri yakaladı. Kasımpaşa’yı 2-0, Bursaspor’u deplasmanda 2-1, Karabük’ü zor da olsa 3-2 ve Konyaspor’u deplasmanda 2-0 mağlup ederek Igor Tudor ve talebeleri ligi adeta domine ediyordu.

Aslan oynadığı 8 maçta 7 galibiyet 1 beraberlik ve 22 puanla zirvedeydi.

Tribünlerde yeni şampiyonluk besteleri yazılmaya başlanmıştı bile. 9. haftadaki Fenerbahçe ve sonrasında oynanacak Trabzon maçları da kazanılırsa Ligin ilk yarısını lider bitirmek kolay olacaktı.

Süper Lig’de Trabzonspor’a karşı ilk mağlubiyet alındı.
FENERBAHÇE’YE TAKILDI, TRABZON’DA DÜŞTÜ

Galatasaray’ın Fenerbahçe maçları her zaman sıkıntılı olmuştu. Sarı-Lacivertli takımın ligdeki durumu da çok parlak değildi. Hatta Sarı-Lacivertli takımın mağlubiyeti halinde çok önemli bir rakip psikolojik olarak ekarte edilmiş olacaktı. Ancak evdeki hesap tutmadı.

Igor Tudor 3 savunma ile başladığı maçta bir türlü taktiksel disiplini oturtamadı.

Belhanda’nın atılması ile ele geçen fırsat tepilmiş oldu. Galatasaray evinde 0-0’la iki puan bıraktı. Derbi sonrası eleştiriler, Trabzon maçına olumsuz etkiledi. Galatasaray, Fenerbahçe karşısında sarsılsa da düşmedi. Ancak Trabzon’da yakalandığı fırtına da devrildi. Rakibine 2-1 yenilen Aslan ilk mağlubiyetini de aldı.

TUDOR HEDEF İSİM OLDU

Igor Tudor iki maçta kaybedilen 5 puan sonrası hedefteki isim oldu. Üçlü savunma düşüncesi, oyuncuları verimli kullanamaması eleştirildi. Hatta bir türlü ideal bir 11 kuramayışı da homurdanmaları arttı.

Gençlerbirliği karşısında alınan 5-1’lik galibiyet moralleri yerine getirse de Tudor ile ilgi kazan kaynıyordu.

Tudor’un deneme yanılma yoluyla futbolcu tercihleri, taktik anlayışındaki sıkıntılar ve oyuna müdahalelerindeki eksiklikler tribünden görülüyor ve tepki olarak sahaya yansıyordu.

Tribünler başkan Dursun Özbek ve Tudor’un istifasını istedi.
BAŞAKŞEHİR MAÇINDA ‘TERİM’ SESLERİ

Milli ara sonrası evinde zirve mücadelesi veren Başakşehir’i ağırlayan Galatasaray, hiç beklemediği bir sonuçla karşılaştı. Sarı-Kırmızılı takım evinde rakibene 5-1 mağlup oldu. Böyle ağır bir mağlubiyet sonrası ilk kez tribünden Fatih Terim sesleri duyulmaya başlandı.

Milli Takım’da sıkıntılar yaşayan Terim, kendisinin de söylediği gibi ‘Mekân’ kendisinindi. Ancak bunun içinde zaman vardı.

Tribünler Başkan Dursun Özbek’ten iş isten geçmeden Tudor’u göndermesini istiyordu. İş tribünlerden çıkmış sosyal medya ve yazarlarda en uygun aday olarak Florya için Terim’i işaret ediyordu. Artık Tudor yalnız bir adamdı. O sahada cevap verecekti.

BEŞİKTAŞ MAÇI İPLERİ KOPARDI

Igor Tudor artık takımın başında kalmanın daha da zorlaştığını görüyordu. Nihayetinde yerine kulübün efsane ismi Fatih Terim düşünülüyordu. Kredisi çoktu, taraftar istiyordu. Basın desteği de vardı. Kendisi ise sadece ve sadece sahada alacağı sonuçlarla ayakta durabilirdi.

Alanyaspor’u 2-0 yenince o da düşüncelerini aleni olarak paylaştı. Çünkü ‘Beşiktaş maçı kaybedilirse gider’ yorumları ayyuka çıkmıştı.

Tudor, “Büyük maçlara 3, Alanya Galibiyetine 1.5 puan mı veriyorlar? Beşiktaş maçını kazanınca direkt Kupa mı verilecek? diyerek Ben kötü hocayım ama Galatasaray lider.” diyerek bir gerçeğe dikkat çekiyordu.

Ancak Beşiktaş maçı tam bir kabus oldu. 3-0 biten maçta Sarı-Kırmızılı takım sadece yenilmemiş adeta futbol olarak ezilmişti. Tudor’un atmosferden şikayeti ise taraftarları iyice çileden çıkarmıştı.

Tudor Malatya maçı sonrası Galatasaray’dan gönderildi.
MALATYA’DA LİDERLİK DE TUDOR DA GİTTİ

İlk yarının son deplasmanın Malatya’da oynayan Galatasaray sahadan 2-1 yenik ayrıldı. Liderlik elden gitmişti. Yönetim üzerinde baskı çok yüksekti. Taraftar sadece Igor Tudor’un gitmesini değil, yönetimin de istifa etmesini istiyor. İşler karışmıştı. Dursun Özbek yönetimi bir karar aşamasındaydı.

Ya Tudor ile devam edecek ya da kulübün efsane ismi Fatih Terim’i takımın başına getirecekti. Yönetim uzun bir toplantı sonrası Tudor ile yolların ayrıldığıın söyledi. Ayrıca Başkan Dursun Özbek seçim kararı aldı.

Igor Tudor, ayrılırken söylediği, “Cadı avı bitti. Cadı yandı. İçim rahat bir şekilde ayrılıyorum.” sözleri dikkat çekti.

YARIN: NEREDE KALMIŞTIK?
İlginizi çekebilecek diğer haberler