International Press Agency

Adile Naşit Türkiyesi ve düşündürdükleri

AKP Sözcüsü Mahir Ünal’ın “Bu adamlar bize eski Türkiye’yi vadediyor. Diyorlar ki ‘Biz tekrardan eski Türkiye’yi getireceğiz’. Hangi Türkiye? ‘Adile Naşit’in ninni okuduğu Türkiye çok güzel bir Türkiye’ydi.’ Valla o Türkiye sizin için çok güzel bir Türkiye olabilir ama o Türkiye bizim için tam bir kâbustu.”  açıklaması tepkilere neden oldu.

Tepkiler üzerine bugün tekrar bir açıklama yapan Ünsal “Hepimiz Adile Naşit’in uykudan öncesi, Hababam Sınıfı’ndaki samimiyeti ile umut vaat edişiyle büyüdük. Benim, ‘kuzucuklarım’ diyen Adile Naşit’e bir şey söylemem mümkün mü? Anlattığım şey şu; orada Adile Naşit’i belirteç olarak kullanıyorum. O Türkiye, yeni doğan çocukların hastanede rehin alındığı, yokluğun olduğu bir dönemdi. Benim demek istediğim, bize bu Türkiye’yi Adile Naşit üzerinden anlatmayın. Barış Manço, Cem Karaca üzerinden sığındığımız acılardan o günü anlatmayın. Söylediğim bu.” ifadelerini kullandı. 

BİR NESLİN MASALCI TEYZESİ ADİLE NAŞİT

Bir nesil Adile Naşit’in masallarıyla uykuya daldı. TRT’de yayınlanan ve aynı zamanda Türkiye’nin ilk çocuk programı olan “Uykudan Önce”nin  “Masalcı Teyze”si Adile Naşit’in “kuzucuklarım” diye seslenişi hafızalardan silinmedi.

Şimdi ise masallarla büyüyen çocuklardan bilgisayar başında uyuklayan çocuklara kadar geçen süreçte Türkiye’nin yaşamış olduğu değişim seçim çalışmalarına konu olmakta. Eski Türkiye yeni Türkiye tartışmaları bize unutulan değerlerimizi de hatırlattı. Bir devre damgasını vurmuş sanatçılar siyasilerin konuşmalarında sık sık karşımıza çıkmaya devam ediyor.

EVİMİZİN NEŞESİ ADİLE NAŞİT

Adile Naşit diyince kulaklarımızda kahkahaları çınlar. Kahkahalarının ardında yatan ise acılarla dolu bir hayat hikayesi. Sanata adanmış  bir ömür, sahnelerde geçen yıllar. 

Adile Naşit ya da gerçek adıyla Adela Özcan 17 Haziran 1930 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası en önemli tuluat sanatçılarımızdan Naşit Özcan’dır. Tuluat oyunlarının “İbişi”ne kişilik kazandıran Naşit Özcan bu yönüyle Abdülhamit’i bile güldüren adam olarak anılmaktadır. Annesi ise Amelya Hanım’dır. Türk tiyatrosuna yön veren Adile Naşit ve abisi Selim Naşit Özcan, Şehzadebaşı’nda bulunan Millet Tiyatrosu’nun üst katındaki evleri ile kulis arasında sahne tozunu yutarak büyümüşlerdir.

HEP KONSERVATUARA GİTMEK İSTEDİ

Tiyatroya duyduğu ilgiden dolayı Adile Naşit hep konservatuar okumak istemiştir. Fakat 13 yaşında babasını kaybeden Naşit maddi zorluklardan dolayı okul hayatına devam edemedi. Bir süre konfeksiyonda çalışarak ailesine destek olmaya çalıştı. 

TİYATROYA 1944’DE ADIM ATAR

Adile Naşit, 1944 yılında Cumhuriyet döneminin ilk kadın tiyatro sanatçısı olan Halide Pişkin’in “Her Şeyden Biraz” adlı oyunuyla sahne hayatına giriş yapar. 3 yıl süreyle İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda bulunan Naşit daha sonra Muammer Karaca tiyatrosuna katılır.

Ünlü sanatçı Adile Naşit bir ara Gazanfer Özcan-Gönül Ülke tiyatrosunda sahne aldı

Bu sırada Ziya Keskiner ile evlenir. Bu evlilikten Ahmet adında bir çocuğu dünyaya gelir. Abisi ve eşiyle kurmuş olduğu “Naşit” tiyatrosu uzun soluklu olmaz. 1963-75 yılları arasında Gazanfer Özcan-Gönül Ülkü tiyatrosuna girer. 1966 yılında oğlu Ahmet’in kalbindeki delikten dolayı yurtdışında ameliyat olması gerekir. Tedavi masraflarının karşılanabilmesi için Gazanfer Özcan önderliğinde bir yardım kampanyası başlatılır. Dönemin birçok sanatçısı bu kampanyaya destek verdi. Gerekli para kısa süre içinde toplanır ve Ahmet yurt dışında ameliyat olur fakat bilinmeyen bir nedenden dolayı komaya girer ve hayatını kaybeder. Bu sırada İzmir turnesinde olan Adile Naşit doğum gününden bir gün önce oğlunun ölüm haberini alır. Bu habere rağmen o akşam sahneye çıkan Adile Naşit gözyaşlarını içine akıtır, yarasını seyircisiyle sarar.

Oğlu Ahmet’in ölümü Adile Naşit’i çok sarstı
HABABAM SINIFI VE HAFİZE ANA

O günden sonra Adile Naşit’in bütün kahkahalarının ardında tarifi zor bir hüzün vardır. Belkide evlat acısıyla anne rolleriyle bu kadar bütünleşmiş kalplerimize taht kurmuştur. Hepimizin sevgilisi, öğrencilerin kahramanı “Hafize Ana” karakteri kimseye bu kadar yakışamazdı belki…

Hababam Sınıfı Hafize Ana karakteri sanatçıyla özdeşleşen bir kaç rolden biriydi

70’li yıllar Adile Raşit’in sinemada devleştiği yıllardır. Oyunculuğunun zirvesini yaşamıştır bu yıllarda.  Hafızalardan silinmeyen karakterlerle Münir Özkul ile birlikte evlerimizin anne babası olmuşlardır. “Bizim Aile”, “Gülen Gözler” “Hababam Sınıfı” filmleri dönemin siyasi bunalımlarından , toplumun içinde bulunduğu zor dönemlerde yüzlerde gülümseye neden olmuştur.

Özellikle sağ-sol çatışmalarının filizlendiği günlerde gençlere kardeşlik duygusunun hatırlatılması adına bu filmler sinema tarihinde önemli bir yere sahiptir. 

80’LERDE BİR NESİL UYKUDAN ÖNCE İLE BÜYÜDÜ

1981 yılında televizyonun yeni yeni yer ettiği evlere konuk olmaya başlamıştı Naşit. Çocuklar için yapılan ilk program olan “Uykudan Önce” adlı programda “Masalcı Teyze” olarak karşımıza çıkan Adile Naşit her programa bizlerin isimlerini sayarak başlardı. İlk programına ise oğlu Ahmet’in ismiyle başlar. Anne karakterleriyle ve Masalcı Teyze olarak 1985’te yılın annesi seçilir.

Uykudan Önce programı 80’li yılların en başarılı çocuk programıydı

1982 yılında acılarla dolu ömrüne bir acı haber daha eklenir. Bu sefer eşi Ziya Keskiner’i kaybeder sanatçı. Eşinin ölümünden sonra ikinci evliliğini Cemal İnce ile gerçekleştirir. Mutluluğu kısa sürer. Birkaç yıl sonra bağırsak kanserine yakalanan sevilen sanatçı 11 Aralık 1987 günü hayata gözlerini yumar.  Uzun yıllardır dostu olan Gazanfer Özcan TRT ekranlarından verir acı haberi. 

Hâlâ kahkaha deyince akla ilk gelen isimdir, kahkahalarının ardından gelen gözyaşları samimiyetin temsili olmuştur. Şimdi büyümüş “kuzucukları” masallarını özlemle anmaktadır.

 

İlginizi çekebilecek diğer haberler