International Press Agency

‘Sınır Tanımayan Gazeteciler’, Zaman yazarlarının beraatini istedi

Zaman gazetesinin yazar ve gazetecilerinin yargılandığı davayı yerinde izleyen uluslararası meslek örgütlerinden ‘Sınır Tanımayan Gazeteciler’ (RSF) davayı siyasi bir dava olarak tanımlayıp, dördü halen tutuklu olarak yargılanan gazeteci ve köşe yazarlarının bir an evvel beraat etmesini istedi.

RSF’den yapılan açıklamada 7-8 Haziran’da aralarında Article 19, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) temsilcilerin olduğu bir heyetin 11 gazeteci ve köşe yazarının yargılandığı Zaman davasının 5. duruşmasını yerinde izlediği kaydedildi.

5’inin ağırlaştırılmış müebbet ile terör suçlamasından yargılandığı davada savcının siyasi motifleri ağır basan iddianamesinde yeterli delil sunamadığı, bu yüzden gazetecilerin bir an evvel beraat etmesi, tutuklu yargılanan 4 gazetecinin serbest bırakılması gerektiği çağrısı yapıldı.

Savcının her seferinde ağır iddiaları ispatlayacak delilleri sunamadığı vurgusu yapılan RSF açıklaması şöyle:

DELİL YETERSİZLİĞİ

“Savcı her duruşmada savunmadaki kişilere yönelttiği ağır suçlamaları doğrulayacak yeterli delil ortaya koyamadı.

İDDİANAMENİN İLK HALİ

“İddianamenin ilk olarak Gülen Hareketi hakkında genel bilgiler paylaşırken, Türk hükümetinin hareketi 2016 darbe girişimini organize etmekle suçladığını söylüyor. İddianame, hareketin terör örgütü faaliyetlerinde bulunduğunu, iç hiyerarşiye ve örgütün medya kolu olduğunu iddia ediyor.

İddianame genelinde davalı kişilere yönelik tutarsız atıflar yapıldığı görülüyor. Lalezar Sarıibrahimoğlu hakkında sadece bir köşe yazısına atıf varken kendisi aleyhine sunulmuş başka hiç bir delil yok. Orhan Kemal Cengiz hakkında ise bir tek delil dahi yok. Öte yandan iddianameye eklenen 12 bin sayfalık daha fazla makale ve köşe yazısını içeren ek klasörler sanıkların yeterli savunma yapmalarını neredeyse imkansız hale getirdi. Bu durum özellikle tutuklu yargılanan avukat ve bilgisayar erişimi çok sınırlı olan sanıkların savunmaya hazırlanmasını zorlaştırıyor. Her duruşmayı yerinde izleyen Article 19 ve RSF, savcının mütalaasını verdiği Nisan 2018’deki duruşma öncesinde dosyaya ek yeni delil eklemediğini tespit etti.

SAVCININ MÜTALAASI

Savcı mütalaasında her bir davalı için delil olduğunu düşündüğü gerekçelere göre talep ettiği cezayı açıkladı. Ancak savcının mütalaası sadece davadaki delil yetersizliğini açık bir şekilde ortaya koymaya yardımcı oldu. Savcı, davalıların Zaman gazetesi ile olan bağını suçlu olmaları için yeterli görüp, çıkmış köşe yazılarını, sosyal medya paylaşımlarını, hükümeti eleştiren TV röportajlarını, hükümet hakkındaki yolsuzluk eleştirilerini, Gülenle ilintili olduğu söylenen bir bankaya, medya kurumlarına, STK’lara yönelik polis soruşturmaları hakkında yazdıklarını delil olarak göstermiş. Mütalaada savcı davalıların Gülen Hareketini eleştirmediklerine de yer vermiştir. Ancak bu deliller dosyada yöneltilen ağır suçlamaları doğrulamak için yeterli değildir.

Savcının mütalaasında davalılara yönelttiği suçlamalar şöyle özetlenebilir:

  • Şahin Alpay, Ahmet Turan ve Mustafa Ünal için ‘cebir ve şiddet yoluyla anayasal düzeni ortadan kaldırmak’ suçlamasından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.Üç davalı için gösterilen deliller sadece gazetede yazdıkları köşe yazıları, görüşleri ve yaptıkları konuşmalar. Şiddete yönelik tek bir delil yok.
  • Ali Bulaç için de ‘cebir ve şiddet yoluyla anayasal düzeni ortadan kaldırmak’ suçlamasından ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Bulaç hakkında yazı ve konuşmalarının haricinde Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı ile olan ilişkisi, Gülen’e ait kitap ve fotoğraflar, diğer üyelerle iletişim, Bank Asya’da hesabı olmak ve finansal kriz çektiği sürede Gülen’in para yatırın çağrısı iddiasıyla hesabına para aktarmak gösterilen diğer deliller.
  • Mümtazer Türköne de  ‘cebir ve şiddet yoluyla anayasal düzeni ortadan kaldırmak’ suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet istenen bir başka gazeteci. Savcı Türköne aleyhine, yazılarını, twitter üzerinden örgütün diğer elemanları ile iletişim kurmayı, Gülenle bağlantılı medya kurumlarının yasaklı twitter hesaplarına erişim ve kullanmayı delil olarak göstermiş.
  • İbrahim Karayeğen ve Mehmet Özdemir için “terör örgütü yöneticiliğinden” 10-15 yıl hapis cezası isteyen savcı Karayeğen için ByLock mesajlaşma uygulamasını kullanmayı, 1 dolarlık banknot bulundurmayı, ülkeyi terk etme girişiminde bulunmayı, Gülen’in fotoğraflarını ve sosyal medya paylaşımlarını delil olarak sunuyor. Özdemir için sunulan tek delil ise gazetenin genel yayın yönetmeni olması. Her ne kadar Özdemir, editoryal yükümlülüğü olmadan yönetim anlamında genel yayın yönetmeni olduğunu söylese de bu dikkate alınmamış.
  • Lalezar Sarıibrahimoğlu ve Nuriye Ural ise ‘terör örgütüne üye olmadan yardım etmek’ suçlaması ile 5 ila 10 yılla yargılanıyor. Haklarında sunulan tek delil ise yazıları, görüş ve düşünceleri.
  • Orhan Kemal Cengiz ve İhsan Dağı ‘terör propagandası’ suçlaması ile 1 ila 5 yıl hapis cezası ile yargılanırken haklarında gösterilen tek delil ise görüşleri, ifadeleri. Hakkında suçlama yöneltilmeden önce havaalanında göz altına alınan Cengiz için yurt dışına kaçma girişimi de sunulan bir diğer delil.”

Bir sonraki duruşması 5-6 Temmuz tarihlerinde yapılacak Zaman davasında Mustafa Ünal, Ahmet Turan Alkan, İbrahim Karayeğen ve Mümtazer Türköne tutuklu yargılanan 4 gazeteci. Diğer gazeteciler son savunmalarını yaparken, Şahin Alpay esastan savunmasını henüz yapmadı.

İlginizi çekebilecek diğer haberler