International Press Agency

Almanya’da koalisyonun 3. ortağı SPD, Seehofer’in “mülteci iade merkezi” teklifine karşı

Almanya’da koalisyon hükümetini teşkil eden üç parti arasında “mülteci siyaseti” etrafında başlayan müzakereler sürüyor. Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) lideri ve Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in istifa restini Almanya-Avusturya sınırında transit (iade) merkezleri kurulması şartı ile geri çekmişti. 

KOALİSYONUN 3 ORTAĞI YARIN BİRARAY GELİYOR

Mülteci krizine dair Almanya’da gazete ve internet sitelerinde öne çıkan haberlerden IPA’nın derlediği bilgilere göre Seehofer ile Başbakan Angela Merkel arasında varılan “transit merkezi’ mutabakatına hem Merkel’in liderliğini yaptığı Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) içinden hem de koalisyonun 3. ortağı Sosyal Demokrat Parti’den (SPD) itirazlar yükseliyor.   

 

5 Temmuz Perşembe günü hükümetin 3 ortağının liderleri, iltica (göçmen) siyasetinde ortaya çıkan ihtilafları gidermek maksadıyla Berlin’de bir araya gelecek.

SPD’nin Genel Bakanı Andrea Nahles toplantıdan önce sınırda transit merkezleri kurulmasına karşı olduklarını kaydetti.

SPD böyle bir düzenlemeye destek vermeyecek.

CSU lideri ve İçişleri Bakanı Horst Seehofer koalisyon ortağı Başbakan Angela Merkel ile vardıkları mutabakatı Berlin’de Konrad-Adenauer-Haus’un önünde açıklamıştı. (Fotoğraf: dpa)
SEEHOFER’DAN “EN FAZLA 48 SAAT” ÇIKIŞI

Federal İçişleri Bakanı Horst Seehofer, CDU ve SPD’yi ikna edebilmek için mültecilerin transit merkezlerinde en fazla 48 saat konaklatılacağını kaydetti. N-Tv’ye konuşan Seehofer, “48 saatten fazla sürmeyecek bir konaklama anayasaya da uygun.” ifadelerini kullandı.

Seehofer, havalimanlarında 1990’lardan beri benzer kuralların uygulandığını belirterek, kara sınırlarında yakalanan kaçak göçmenlerin geldikleri ülkelere iade edilmesi gerektiğini iddia ediyor. Buna göre herhangi bir Avrupa Birliği (AB) ülkesinde kaydı bulunanlar Dublin Anlaşması’na göre o ülkeye iade edilecek. 

Seehofer internette iddia edildiği gibi iade merkezlerinde göçmenlerin hapse atılmasının ya da binaların etrafının dikenli tellerle çevrilmesinin söz konusu olmadığını taahhüt etti.  

SOSYAL MEDYADA TEPKİ VAR

Ancak sosyal medyada #transitzentren #menschenwürde gibi hashtagler ile yapılan bazı paylaşımlarda CSU’nun teklifine tepki gösteriliyor.

Sosyal medya kullanıcıları CSU’nun resmi Twitter hesaplarına atıf yaparak, transit merkezlerinin etrafının dikenli tellerle çevrili olmamasına rağmen polis nezaretinde ve  çıkışın izne tabi olduğu bir merkezin büyük bir hapishaneden farkı olmayacağı vurgulanıyor.

SPD: UYGULAMA SUİSTİMALE AÇIK

Der Spiegel Online’ın haberine göre SPD uygulamanın suistimale açık olduğunu belirterek, siyasi ya da insani sığınma talep edenlerin mağdur olabileceği endişesini taşıyor. Avusturya ile yazılı bir anlaşma imzalanmadığına dikkat çeken SPD cenahı, bu durumun büyük bir belirsizlik anlamına geldiğini vurguluyor. 

Seehofer ise sınırda kontrollerin devam etmesini ve bu arada bölgeden elde edilen verilere göre nasıl hareket edileceğine karar verilmesini talep ediyor. Bir geçiş safhası anlamına gelen teklife SPD’nin ihtiyatlı yaklaştığı kaydediliyor. 

Hristiyan Sosyal Birlik’in (CSU) lideri Seehofer, Almanya ile Avusturya arasındaki kara sınırında mülteci iade merkezleri kurulması şartı ile istifa etmekten vazgeçmişti.
SPD LİDERİ NAHLES: 12 MART’TAN SONRA NE DEĞİŞTİ?

SPD lideri Nahles, Federal Meclis’te (Bundestag) yaptığı konuşmada, 12 Mart’ta imzalanan koalisyon anlaşmasında çerçevesi çizilen mülteci siyasetinde değişiklik yapılmasına karşı olduklarını söyledi. 

Nahles, “12 Mart’ta koalisyon anlaşmasının imzalanmasından bu yana mülteci meselesi değişmedi. Başka teklifleriniz varsa bunları takdim etmeniz, haklı çıkarmanız ve koalisyon ortağıyla birlikte bir karar vermeniz gerekir.” diyerek isim vermeden Seehofer’in emrivaki yaptığını ima etti. 

SPD Genel Sekreteri Lars Klingbeil daha önce ZDF’de “Morgenmagazin” programında Büyük Koalisyon’un ortak bir noktada mutabakata varabileceğini söylemişti.

Muhalefet partileri Sol Parti (Die Linke) ve Yeşiller (Die Grünen), CDU ve CSU’nun sınırda iade merkezi kurma fikrini şiddetle karşı çıkıyor.

ALMANYA AB ÜLKELERİNİN ORTAK ÇÖZÜMÜNDE ISRAR EDECEK

Konuya yakın kaynaklar yarınki zirveden radikal bir karar çıkmasını beklemiyor. Bavyera eyaletinde 14 Ekim’de yapılacak eyalet seçimlerinde radikal sağcı parti AfD’ye karşı Seehofer’in elini güçlendirecek kararlılık mesajları ile yumuşak bir geçiş yapılabileceği kaydediliyor. 

Ancak CSU lideri Seehofer’in transit merkezlerinde ısrar etmesi halinde SPD’nin koalisyondan ayrılabileceği de konuşulan ihtimaller arasında. 

Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier’in hükümetin devam etmesini sağlayacak bir orta yol tavsiyesinde bulunduğu belirtiliyor. Buna göre Merkel’in Brüksel’de diğer AB ülkelerinin liderleri ile vardığı mutabakatta ısrar edilmesi ve Schengen bölgesini tehlikeye atacak fevri adımlardan uzak durulması en ideal çözüm.     

Almanya Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF) verilerine göre 15 Temmuz 2016’dan bu yana Türkiye’den 10 bine yakın iltica müracaatı kayıt altına alındı.
2015 YILINDA 890 BİN KİŞİ İLTİCA İÇİN MÜRACAAT ETTİ

Almanya’ya 2015 yılında yaklaşık 890 bin, 2016 yılında ise yaklaşık 280 bin mülteci gelmişti. Göçmen sayısı 2017’de ise 200 binin altına indi.

Göçmenler içinde iç savaş sebebiyle ülkelerini terk etmek mecburiyetinde kalan Suriyeliler ilk sırada yer alıyor.

15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişiminin ardından Türkiye’den yapılan iltica başvuruları artarken, 2017 yılında Türk vatandaşlığına sahip toplam 8 bin 480 kişi Almanya’dan siyasi sığınma talep etti.

2018 yılının ocak ayında Türkiye’den 741 iltica müracaatı kayıt altına alındı.

2013 ile 2015 yılları arasında ise Türkiye’den Almanya’ya iltica müracaatındaa bulunanların sayısı 2 binin altındaydı.

 

İlginizi çekebilecek diğer haberler