International Press Agency

Versaceli tarikat lideri: Adnan Oktar’ın sıra dışı cemaati

Türkiye güne kamuoyunda “Adnan Hoca” olarak bilinen Adnan Hoca ve 234 müridine yapılan operasyon haberiyle uyandı. Oktar, son yıllarda özellikle sahibi olduğu A9 kanalında ekrana çıkardığı ve birlikte Ankara havası oynadığı  kamuoyunda “Kedicik” diye bilinen dekolteli, aşırı makyajlı genç kızlarla gündeme geliyordu.

Adnan Oktar ve müritlerinden çoğunun “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” gibi   27 farklı suçlamayla birlikte gözaltına alındığı duyuruldu. Mallarına el konuldu, şirketlerine kayyum atandı.

CEZA ALDI, “PARANOİD ŞİZOFRENİ” TANISI KONULDU, BAKIRKÖY’DE YATTI

Oysa bu Adnan Oktar Cemaati’nin yargıyla ilk karşılaşması değildi. İlk kez 1980 darbesinden hemen sonra yazdığı Yahudi ve mason karşıtı kitaplarla adını duyurdu. Oktar kitabı çıktıktan sonra  laiklik ilkesine karşı gelmekle suçlanıp tutuklandı.

Oktar 19 ay hapis yattı. Bu cezanın bir bölümünü hapishane revirinde, daha sonra da gönderildiği Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde geçirdi. Oktar’a Bakırköy’de “Paranoid Şizofreni” teşhisi konuldu ve cezai ehliyeti olmadığına karar verilerek serbest bırakıldı.

BAKIRKÖY HASTANESİ’NDEKİ EVRAKLAR YOK OLDU!

Cemaate ait Harunyahya.org sitesinde Oktar’ın Bakırköy’de kaldığı 85-86 yıllarına ait tedavi sürecini içeren tüm belgelerin hastane arşivinden bir şekilde yok olduğu iddia edildi ve örgüt bunu kendi cemaatlerinin değil Oktar’ın düşmanlarının yaptığı ifade etti.

Oktar bir yandan kitapları sayesinde kamuoyunda yer edinirken, diğer taraftan kendine bağlı bir mürit topluluğu oluşturdu.  Kendisine mürit olarak varlıklı ve eğitimli ailelerin çocuklarından oluşan bir cemaat kurdu. Bu çocuklar ise sahip oldukları mal ve mülklerini tarikata bıraktı.

ADNAN HOCA VE OKTAR BABUNA

Oktar Cemaati’nin önde gelen isimlerinden kendisi de Beyin Cerrahı olan Oktar Babuna’nın doktor babası Cevat Babuna bu konuda verdiği röportajda şunları söyledi: “5 çocuğum da üniversite mezunu. Terbiyeleri mükemmel. Çocuklarım ve 2 torunum o grupla birlikte. Adama hayranlar. Kızım Ceydan, rahmetli eşinden kalan evi ve yazlık çiftliği ona bıraktı. Çocuklarıma bıraktığım Merter’deki han da Adnan Hoca’ya verilmiş.”

Oktar Babuna ise buna karşılık, İstanbul Üniversitesi’nde tıp profesörü olan babasının aslında “organ kaçakçısı”, annesi Semin Babuna’nın ise “bahçıvanlarının engelli çocuğuna tacizde bulunan bir cinsel sapık olduğunu” söyledi.

“ANNE BABUNA ERDOĞAN’A BİR DOSYA GÖTÜRDÜ”


Oktar Babuna’nın babası geçen yıl 93 yaşında vefat etti. Hürriyet Gazetesi’ne  aile adına verilen ölüm ilanında Adnan Oktar Cemaati’ndeki 5 çocuğunun ve torunlarının ismine yer verilmedi.

Anne Semin Babuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a  Adnan Oktar’la ilgili bir dosya götürdüğünü belirterek, Erdoğan’ın da bu cemaattten hazzetmediğini gözleriyle gördüğünü ifade etti.

LÜKS HAYAT, VERSACE, GUCCI…

Adnan Oktar cemaati hayatlarını, Versace, Gucci’den alınan markalı kıyafetlerini, altın yaldızlı mobilyalarını ve denize nazır evlerini kamuoyu önünde, sosyal medyada sergilemekten hiç çekinmedi.

Oktar verdiği röportajlarda ise zenginliğinin kaynağını söylemekten hep kaçındı,  Habervaktim.com sitesinden Fatih Akkaya’ya verdiği röportajda Oktar mal varlığı hakkında şunları söyledi: “Benim üzerime hiçbir malım yok, takım elbiselerim ve ayakkabılarım dışında. Dünyada bir mal beklentim de yok. Dediğim gibi ticari faaliyetlerim var, ama bunların neler olduğunu söylemem. Allah’a şükür güzel kazanıyorum, Allah bereketini artırsın.”

HAARETZ GAZETESİ: SEKS TARİKATI

Haazetz gazetesi’nde yer alan Adnan Oktar portresinde ise cemaatten “Seks tarikatı” olarak bahsedildi.

Gazeteye Fulya  ve Sedat takma adıyla konuşan Oktar’ın eski bir müritleri tarikat üyelerinin sayısının 200’e yakın olduğunu söyleyerek şunları anlattı: “(Müritlerden) 40-50 tanesi kadın. Bir soğanın katmanları gibi. Benim gibi kadınlar var. Bize ‘kız kardeşler’ diyorlar. Onun araştırmalarına, yazılarına, websitesini hazırlamasına yardım ediyoruz… Bu kadınlar özellikle çekici olmuyorlar.”

“Nadiren, eğer güzel iseler, televizyona da çıkıyorlar. Ama asıl bir de düzenli olarak televizyon programına çıkan kızlar var. Çok güzeller. Tek yapmaları gereken şey kendilerine bakmak. Ve televizyona çıkıp dans edip fotoğraf çektirmek.”

“ONLARI TANITIM İÇİN KULLANIYOR, KİMSE İLE KONUŞTURMUYOR”

“Onları tanıtım için kullanıyor, ama hiç kimseyle konuşturmuyor. Genellikle biraz aptal oluyorlar. Tehlikede olduklarını anlayabilirler diye dışarıdan gelen misafirlerle konuşmalarına izin vermiyor. Bir de bir başka grup var. Bu kadınlar para da kazanıyor ve bu parayı ona veriyorlar. Başka evlerde yaşıyorlar. Belki de ayda iki-üç kez görüyorlar kendisini. Ona bağlılar ama kendi hayatları da var.”

“Bu kadınları sosyal medyada, tanıtım amaçlı kullanıyor. Bir konuşma yaptığında, odayı doldurmak gerekiyorsa bu kadınlar çağrılıyor.”

Tarikata girmenin kademe kademe olduğunu ekleyen Fulya:

“Bir şeylere inanman için eğitiyorlar, mesela şunu yaparsan Allah’a hizmet edersin, gibi. Bu konuda arkadaşlarınla konuşmanı istiyorlar. Eğer arkadaşın dediklerini kabul etmezse birden aranızda bir boşluk olduğunu hissediyorsun ve gitgide arkadaşlarından uzaklaşıyorsun. Ve tarikattan insanlar sana yakınlık ve güler yüz gösteriyor.”

2000 YILINDA 1 NOLU DGM’DE YARGILANDI

Adnan Oktar 90’lı yıllarda Refah Partisi’ne yakınlığıyla biliniyordu ve o dönemde partide cemaatin, belediye ihalelerini aldığı iddia edildi.

2000 yılında ise Oktar ve 34 müridi 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde, “cürüm işlemek amacıyla teşekkül oluşturmak” ve “tehditle menfaat temin etmek” suçlarından 4 ile 11 yıla kadar hapis istemiyle yargılandı.

Karar ise 2008 yılında çıktı. Adnan Oktar, “çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek” suçundan 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Oktar bu kararı Yargıtay’a taşıyarak itiraz etti ve cezaevine girmedi.

A9 KANALI İLE AKP’YE AÇIK DESTEK VERDİ

Daha sonra ise kurduğu A9 TV ile mevcut AKP hükümetine açık destek verdi, dekolteli kadınlardan oluşan mürit topluluğuna TV’de alışılmadık dini sohbetler yaparak yeniden gündeme geldi. Yaptığı programlarla çok kişinin ve RTÜK’ün tepkisini çekti. Bugün gerçekleşen operasyon ise cemaat için sürpriz değil.  

Adnan Oktar Cemaati bu yılın Ocak ayından itibaren operasyon beklediklerini sosyal medyada ve kendi televizyonlarında sürekli dile getirdi ve kendilerine operasyon yapmak isteyenlerin ise İngiliz Derin devleti olduğunu söyledi.

Adnan Hoca ve “kediciklere” operasyon

İlginizi çekebilecek diğer haberler