International Press Agency

ABD’nin İran’a yaptırım kararı Türkiye’de en fazla TÜPRAŞ ve GÜBRETAŞ’ı etkileyecek

ABD’nin İran ile 2015’te imzalanan nükleer anlaşmadan çekildiğini açıklaması ile gündeme gelen yeni mali yaptırımlar 7 Ağustos 2018 Çarşamba günü Türkiye saati ile 07:00’de yürürlüğe girdi. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın imzaladığı son kararnamede İran ile ticaretini sürdüren diğer ülke ve şirketlere de yaptırım uygulanacağı belirtiliyor. 

ENERJİ VE TURİZM SEKTÖRLERİ İLK SIRADA

IPA Beyaz Saray’ın tek taraflı uygulamaya koyduğu İran yaptırımlarının Türkiye ekonomisini etkisini masaya yatırdı. Yaptırımlar Türkiye’nin doğu komşusu ile olan ticaretini ciddi şekilde etkileyecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ABD, İran’a yaptırım uyguladı, İran battı mı?

En fazla etkilenecek sektörlerin başında enerji, bankacılık, turizm, taşımacılık, kimya ve turizm geliyor. Şirketler arasında da Koç Holding’in rafineri şirketi TÜPRAŞ ile İran’da tesisi bulunan GÜBRETAŞ’ta yaptırım sancısı var.  

“FİRMALAR TAHSİLAT YAPAMIYOR”

Türkiye İran İş Konseyi Başkanı Ümit Kiler yaptırımlar başlamadan ticarette aksaklıkların başladığını şöyle ifade etti: “Bankalararası transferlerde aksaklıklar arttı. Önceki yıllarda sarraflar etkin şekilde kullanılıyordu ve resmi ticaretin ve hesabın kapatılmasında sarrafların gönderdiği para resmi olarak kabul görüyordu. Sarraflar üzerinden yapılan transferler resmi olarak kabul görmemeye başladı.” 

Türkiye İran İş Konseyi Başkanı Ümit Kiler

Kiler, firmaların İran’a yaptıkları ticarette hesaplarını kapatamadığını belirterek, “Açık kalıyor. Firmalar ticaretin karşılığında almaları gereken tahsilatı alamıyor. Bu büyük bir risk.” diyor.

Kiler, İran’da yerleşik Türk şirketlerinin işlerini askıya almayacağını, ancak tahsilat ve ödemede şartların daha da ağırlaşması halinde şirketlerin işleri durdurmak zorunda kalabileceğini kaydediyor.

7,5 MİLYAR DOLAR İTHALAT, 3,2 MİLYAR DOLAR İHRACAT

2017 yılında Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacmi 10,7 milyar dolar oldu. 

Türkiye, ekseriyeti petrol-doğalgaz olmak üzere 7,5 milyar dolarlık ithalat yaptı. Buna mukabil altın, çelik profil, lif levha ve otomotiv yan sanayi ürünleri ihracatından 3,2 milyar dolar gelir elde etti. 

Türkiye yüzde 11,1’lik payla Çin, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin akabinde İran’ın en fazla ihracat yaptığı dördüncü ülke konumunda.

ABD 4 Kasım’da yasakların ikinci safhasına geçecek. O tarihten itibaren tüm şirketlerin ve kişilerin İran’dan petrol almalarını, İran’ın limanlarından iş yapmalarını, taşımacılık hizmetleri gerçekleştirmelerini ve finansal faaliyette bulunmalarını yasaklanacak.

Beyaz Saray’ın yaptırımlarına doğalgaz ticareti dahil değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran ile ticaret yapmaya devam edeceklerini söyledi.
ERDOĞAN: İRAN İLE İLİŞKİMİZİ KESMEYECEĞİZ 

Ham petrol ihtiyacının yarısını İran’dan sağlayan Türkiye, İran’a yönelik ambargo kararına uyacak mı? Bu sorunun cevabını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 25 Temmuz’da vermişti. 

Erdoğan, “İran da ABD gibi stratejik ortağımız, ilişkimizi kesmek bağımsızlık anlayışımıza ters düşer.” sözleri ile İran ile ilişkilerin aynı şekilde süreceğini ima etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez bugün A Haber televizyonunda katıldığı programda, “İran ile ticaretin devamı enerji arz güvenliğimiz açısından çok önemli. Bizim yaptığımız ticaret kurallara uygun.” ifadelerini kullandı.

TÜPRAŞ HAM PETROLÜN YÜZDE 45’İNİ İRAN’DAN İTHAL EDİYOR

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) verilerine göre Türkiye 2017 yılında tamamı rafinerici lisansı ile 25,7 milyon ton petrol ithalat etti. Ham petrolün yüzde 44,6’sı olan 11,49 milyon tonu İran menşeli. İran’ı 7,05 milyon ton ile Irak ve 2 milyon ton ile Rusya takip etti.

TÜPRAŞ ham petrolün yüzde 45’ini İran’dan ithal ediyor.

Verilere göre Koç Holding bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye Petrol Rafinerileri Anonim Şirketi (TÜPRAŞ) ham petrolün yüzde 45’ini İran’dan temin ediyor. Tedarikçi ülkeler arasında İran’ı sırasıyla Irak, Rusya, Suudi Arabistan ve Kuveyt takip ediyor.

Tüpraş 2018 yılının ilk dört ayında ise İran’dan günde 187 bin 196 varil ham petrol ithal etti. Tüpraş sadece Nisan ayında ise günde 240 bin varilin biraz üzerinde ham petrol ithal etti.

“TÜPRAŞ İTHALATI AZALTMAYA BAŞLADI”

TÜPRAŞ’tan ismini vermek istemeyen bir yetkili IPA’ya yaptığı açıklamada, İran’dan ithalatın mayıs ayından beri azaltıldığını kaydetti. 

Reuters’in haberine göre de İran’dan ham petrol ithalatı mayıs ve haziran aylarında yaklaşık günde 130 bin varil seviyesinde gerçekleşti. Temmuz ayında ise üç kargo, yani günde yaklaşık 100 bin varil ham petrol satın alındı.

Daha önce konuyla ilgili TÜPRAŞ’tan yapılan yazılı açıklamada, “Yaptırımlara ilişkin ‘Wind Down’ olarak adlandırılan geçiş süreci devam etmekte olup, şirketimizin operasyonları da optimizasyon programları çerçevesinde planlandığı şekilde yürütülmektedir.” denildi.

TÜPRAŞ geçiş dönemi (4 Kasım’a kadar) sonrasına ilişkin hazırlık yaptığını aynı açıklamada şu şekilde ifade etmişti: “Taraflar arasındaki görüşmelere devam ediyor. Süreci yakından takip etmekteyiz.” 

Sektör kaynakları TÜPRAŞ’ın Fuel Oil Dönüşüm Ünitesi’nin (RUP) İran ve Kuzey Irak petrolü gibi ağır petrol türlerini yüksek verimilikle işleyebilmesini sağladığına dikkat çekiyor. 

TÜPRAŞ’IN KÂRLILIĞI DÜŞECEK

Hafif ham petrole göre daha ucuz olan İran ve Kuzey Irak petrollerinin rafinerin kâr marjı da aynı oranda artıyor. Trump’ın İran’dan petrol alımını yasaklaması TÜPRAŞ’ın kârlılığını da düşürecek. 

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer V. Koç, TÜPRAŞ’ta da aynı görevi ifa ediyor.

İran yaptırımları sonrası TÜPRAŞ’ın ilk çeyrek faaliyet raporunda yer alan şu rakamlar da tartışmalı hale geldi: “2017 yılında Akdeniz rafineri marjının 4,75-5,0 dolar/varil, Tüpraş’ın rekabetçi konumu ve dinamikleri ile net rafineri marjının Akdeniz Rafineri Marjının üzerinde 7,5-8,0 olması hedeflenmektedir.”

 Aynı raporda petrol fiyatları için 65-70 dolar tahmini yer almıştı ki Brent tipi petrolün varil fiyatı 7 Ağustos itibarıyla 72 doları aştı. Hem ham madde fiyatının tahminlerini üzerine çıkması hem de ucuz İran petrolünden mahrum kalacak olması maliyetleri artırırken TÜPRAŞ’ın kârlılığını aşağı çekecek.

TÜPRAŞ’IN PİYASA DEĞERİ 10 MİLYAR TL AZALDI

Yönetim Kurulu Başkanlığı’nın Ömer V. Koç’un yaptığı TÜPRAŞ’ın Borsa İstanbul’da (BIST) işlem gören hisselerinin fiyatını İran riski yansımaya başladı.

 TÜPRAŞ hisse fiyatı 5 Kasım 2017’de 143,6 TL ile en yüksek seviyeye çıkmıştı. O günden bu yana TÜPRAŞ’ta toplam değer kaybı yüzde 27’yi buldu. Ayın dönemde piyasa değeri 35 milyar 960 milyon TL’den 26 milyar 143 milyon TL’ye indi. 8 Ağustos’ta hisse 104,5 TL’den işlem gördü. 

TÜPRAŞ’ın piyasa değer son 9 ayda 10 milyar TL azaldı. Düşüşte ABD yaptırımları etkili oldu.

TÜPRAŞ yatırımcısını para kaybettiren fiyat düşüşü ABD’nin İran’a yeni müeyyide kararı aldığı mayıs ayından itibaren hızlandı. 

Yaptırımların isminin telaffuz edildiği dönemde Koç Holding’e ve TÜPRAŞ hissesi alan yatırımcıya yaklaşık 10 milyar TL’ye mâl oldu. 

İRAN’DA 200’ÜN ÜZERİNDE TÜRK ŞİRKETİ VAR

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) verilerine göre İran’da doğrudan yatırım yapar Türkiye menşeli firma sayısı 200’ün üzerinde. Söz konusu firmalar otel işletmeciliğinden otomotiv yan sanayine, gıdadan ev tekstiline kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteriyor.

İran’da yatırım yapan gruplar arasında en yüksek yatırım Gübre Fabrikaları Türk Anonim Şirketi’ne (GÜBRETAŞ) ait. Şirket 2008 yılında Razi Petro-Kimya tesisini İran Özelleştirme İdaresi’nden 656 milyon dolara satın almıştı. Razi Petro-Kimya 2 bin 700 civarında çalışanıyla İran’ın ve Ortadoğu’nun en büyük gübre tesislerinden biri olarak gösteriliyor.

GÜBRETAŞ, İran’ın Razi Petro-Kimya tesisini 2008 yılında devralmıştı.

Razi’nin de sahibi konumundaki GÜBRETAŞ’ın genel müdürlüğüne 5 Mayıs 2017’de İbrahim Yumaklı getirilmişti. Yumaklı, Cine 5 ve El Cezire televizyonlarından sonra Anadolu Ajansı Uluslararası Operasyonlar Direktörlüğü görevini üstlenmişti. 

ABD yaptırımları GÜBRETAŞ kullandığı ham maddelerin ithalatını da neredeyse imkânsız hale getirecek. Şirket İran ile olan para alış-verişinde de ciddi ölçüde zorlanacak. 

TURİST SAYISI 2,5 MİLYONA ULAŞTI

İran’dan 2016 yılında 1,6 milyon, 2017 yılında 2,5 milyon turist gelirken, turizmciler Avrupalı turist sayısındaki azalmayı bir nebze bu şekilde telafi etmeye çalışıyordu. ABD yaptırımlarının devreye girmediği bir döneme ait olan 2018 yılının ilk 6 ay verilerine göre İranlı turist sayısında artışın çift haneye çıktı. 

İran’dan gelen turist sayısı 2017 yılında 2,5 milyona ulaştı.

Yaptırımların etkisi ile İran’da riyal (tümen) dolar karşısında yüzde 40’tan fazla değer kaybetti. Bu yüzden yılın kalan döneminde ve 2019 sezonunda turist sayısını azalabileceği belirtiliyor. 

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Sabah’a verdiği beyanatta, Türkiye’nin ABD’nin ambargolarına itibar etmeyeceğini belirterek, “Şu an yaşadığımız konjonktürde bu ambargo İran ile Türkiye arasında daha sıkı bir işbirliğine dahi vesile olabilir.” dedi. 

HAZİRANDA RAKAMLAR DÜŞÜŞE GEÇTİ 

Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı verileri turist sayısının haziranda sert bir şekilde düştüğünü gösteriyor. Geçen yıl Haziran ayında İran’dan 232 bin 461 turist gelirken bu yıl aynı dönemde sayı yüzde 30,3 düşerek 162 bine geriledi. 

ABD’nin mayıs ayında nükleer anlaşmasından çekildiğini açıkladığı tarihten itibaren İran Rublesi’nin dolar karşısında değer kaybı hızlandı.  

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır İran’dan gelen turist sayısındaki azalmayı teyit etti ve ekledi: “Geçen ay döviz bulma sıkıntısı ve kurlardaki aşırı hareketlilikten bir miktar yavaşladı. Ancak bunun geçici olduğunu düşünüyoruz. Eğer turist sayısında duraklama ya da gerileme yaşanırsa bu ülkenin ekonomik sıkıntılarından kaynaklanır.”

TRUMP’IN İMZALADIĞI SON KARARNAMEDE NELER VAR?

Kararnamede, İran’ın ABD Doları’na ve değerli metallere erişimine, enerji sektörüne, ABD’nin kara listesindeki İran vatandaşlarına, nakliyat ve gemi yapımı ve liman operasyonlarına destek verenlere yaptırım uygulanması talimatı verildi.

Trump: İran ile aktivitelerine son vermeyenler sonuçlarına katlanacak

Kararnameye göre 7 Ağustos 2018 ve sonrasında, İran hükümetinin ABD doları ve değerli madenleri satın almasına ve temin etmesine yardım eden, sponsorluk yapan, finansal, maddi veya teknolojik destek sağlayanlar ABD’nin yaptırımlarına tabi tutulacak.

İran otomotiv sektörünü ilgilendiren ürün ve hizmetleri satan, tedarik veya transfer edenler yine 7 Ağustos 2018 tarihinden itibaren yaptırımlarla cezalandırılacak.

NAFTIRAN VE MERKEZ BANKASI DA YAPTIRIM LİSTESİNDE

5 Kasım 2018 ve sonrasında İran Ulusal Petrol Şirketi, Naftiran Ticaret Şirketi ve İran Merkez Bankası’na yardım eden, sponsorluk yapan, finansal, maddi veya teknolojik destek sağlayanlara da aynı müeyyidelerin uygulanacağına dikkat çekildi

Kararnameye göre ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisinin (OFAC) yaptırım listesinde yer alan şahıslara destek verenlerin de 5 Kasım’dan itibaren yaptırımlarla karşı karşıya kalacak.

 

İlginizi çekebilecek diğer haberler