International Press Agency

“Dünyayı bir daha hiç göremeyeceğim”

İki yıldır cezaevinde bulunan Ahmet Altan’ın hapishanede yazdığı 19 denemeden oluşan yeni kitabı 20 Eylül’den itibaren birçok dünya dilinde yayınlanacak. Ahmet Altan’ın kızı Sanem Altan kitabın adının “Dünyayı bir daha hiç göremeyeceğim” olduğunu duyurdu.

Ahmet Altan’ın, 2 yılıdır tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden yazdığı 19 denemeden oluşan kitap, Türkçe’den önce dünya dillerinde yayınlanacak.

Sanem Altan, Ahmet Altan’ın yeni kitabını twitter hesabından şöyle duyurdu:

“Ahmet Altan’ın hapishanede yazdığı 19 denemeden oluşan yeni kitabı, eylül ayından itibaren dünyanın bütün önemli dillerinde peş peşe yayımlanacak. 20 Eylül İspanya, 26 Eylül Almanya ile başlıyor..  İngiltere, Norveç ardından, Amerika, devamında İngilizce konuşulan her ülkede.

Ahmet Altan’ın hapishanede yazdığı 19 denemeden oluşan yeni kitabı anadilinden önce 20 Eylül İspanya 26 Eylül Almanya ile başlıyor..  İngiltere Norveç ardından, Amerika, devamında İngilizce konuşulan her ülkede  İşte  İspanya kapağı ‘Dünyayı bir daha hiç göremeyeceğim’. “

PLASTİK MASADA, TÜKENMEZ KALEMLE…

Ahmet Altan The Guardian gazetesine verdiği ‘mektup’ röportajda Silivri cezaevindeki yazma koşullarını şöyle anlatmıştı:

“Bir metre eninde, bir metre boyunda, beyaz plastikten kare şeklinde bir yemek masamız var. Avluda yürümediğimiz zaman bu masada oturuyoruz. Hayatımızın büyük kısmı bu masanın çevresindeki plastik iskemlelerde geçiyor. Ben yazılarımı bu masada, tükenmez bir kalemle yazıyorum. Yazılarımı kafamda oluşturduktan sonra yazmaya başlıyorum, bazen sekiz dokuz saat yazdığım oluyor. Yemek saatlerinde yazıya ara vermem gerekiyor.

Ben yazı yazarken hücre arkadaşlarım genellikle televizyon seyrediyor. Elbette her yazar sakin ve sessiz bir ortamda yazı yazmak ister. Benim şu sırada böyle bir lüksüm yok. Ama ben yazı yazmaya başladıktan bir süre sonra çevremde olanlarla ilişkim kesiliyor. Sesleri duymuyorum. Hareketleri fark etmiyorum. Yazıya dalıyorum, nerede olduğumu unutuyorum. Tabii, yazı yazmak için en elverişli durum bir hücredeki yemek masasında yazmak değil ama şartlardan şikâyet etmenin de bir anlamı yok.”

YAZI YAZARAK ZORBALIĞA KARŞI DİRENİYORUM

“Zaman, insan iradesini yok sayan, asla durdurulamayan hareketiyle hayatımızdaki en büyük zorbadır. Dev bir silgi gibi sizin varlığınızın çizgilerini her an sildiğini, sizi bir hiçliğe sürüklediğini, bir gün görüntünüzün tümden kaybolacağını bilirsiniz. Hapishanede bu gerçek daha katı biçimde karşınıza çıkar.

Bu zorbalığa karşı elimdeki tek silah yazı yazmak. Yazı yazarken hem zamanın zorbalığını unutuyorum hem de zamanın silemeyeceği bir şey yaptığım duygusunun tatminini hissediyorum. Zaman, yazarı silebilir ama yazıyı silemez. Benim yazdığımı silse bir başkasının yazdığını silemeyecek. Zorbalığa direnen büyük bir gücün parçası olduğumu hissetmek bu küçük hücrede bana güç veriyor. Hapishane ise mekânın zorbalığıdır. Yazı yazmak, mekânın zorbalığını da unutmamı, o mekânın duvarlarını zihnimde yıkmamı sağlıyor. Yazı yazarak, iki zorbalığa karşı da direnebiliyorum.”

CUMHURİYET YAZISI KRİZ OLDU

Öte yandan Ahmet Altan’ın Cumhuriyet Gazetesi için kaleme aldığı deneme yazısı gazete içinde krize neden oldu. Cumhuriyet Okur Temsilcisi Güray Öz, Ahmet Altan’ın yazısının Cumhuriyet’te yayınlanması hakkında şunları yazdı:

“Ahmet Altan’ın yazısını T24 ‘TSK içindeki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişimi sonrası tutuklanan yazar Ahmet Altan, Cumhuriyet Kitap için bir yazı kaleme aldı’ diye tanıtmış. Şöyle daha gerçekçi olurdu, ‘yıllarca desteklediği Gülen örgütün darbe girişimi sonrasında eskiden kendisini çok sevenlerin girişimiyle tutuklanan Ahmet Altan’ın yazısı…”

Ahmet Altan ve kızı Sanem Altan

Güray Öz’e yanıt ise Ahmet Altan’ın kızı Sanem Altan’dan geldi:

“2 yıldır hapishanede olan fakat 1 edebi yazıyla, Cumhuriyeti ve okurunu olmasa da temsilcisini, hop oturup hop kaldıran, o temsilciyi zavallı hale düşüren -kendi yaptığı alçakca infazla- Ahmet Altan, sen gerçekten büyük yazarsın. Bedenin Silivride ama bak yazın heryeri yaktı bile ; )”

Ahmet Altan: Hapishane, bedeninizi köleleştirirken zihninizi tanrısal bir güce ulaştırır

Ahmet Altan: Hapishane, bedeninizi köleleştirirken zihninizi tanrısal bir güce ulaştırır

İlginizi çekebilecek diğer haberler