International Press Agency

Aspendos’ta Bolşoy rüzgarı esecek

25. Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali bu akşam ilk kez Rusya Federasyonu Bolşoy Akademik Tiyatrosu’na ev sahipliği yapacak. Festivalin en merakla beklenen gecesinde, dünyaca ünlü topluluk “Bolşoy Bale Gala Gecesi” adıyla sahne alacak.

Rusya Federasyonu Bolşoy Akademik Tiyatrosu

Baş dansçı ve aynı zamanda devlet sanatçısı Ekaterina Shipulina’nın yanı sıra topluluğun diğer baş dansçıları Yulia Stepanova ve Maria Vinogradova da Aspendos’ta seyirci karşında olacak.

Ünlü koreograflar Y. Grigorovihc, M. Petipa, M. Fokin, A. Ratmansky, Vasily Vainonen, Y. Burlaka, S. Vikharev, A. Gorsky’nin adımları ile seyirci karşısına çıkacak olan topluluk, Çaykovski’nin “Kuğu Gölü”, “Uyuyan Güzel”, Chopin’in “Chopiniana”, Boris Asafiev’in “Paris Ateşi”, Adolf Adam’ın “Korsan”, Leo Delibes’in “Coppelia”, Arif Melikov’un “Ferhat ile Şirin” gibi klasik beyaz bale eserlerden bölümleri sahneleyecek.

DÜNYANIN EN BÜYÜK SENFONİ ORKESTRASI
Rusya’nın ünlü Bolşoy Tiyatro binası

Dünyanın en eski bale topluluğu olan Bolşoy Bale Topluluğu 1776 yılında Moskova yetimhanesindeki çocuklar için bir dans okulu olarak kurulmuştur. Opera ve bale gösterileri için, ünlü mimar Joseph Bové tarafından tasarımı yapılan ve 1824’de inşası başlayan tiyatro, tarihinde 2 kez yangın yaşadı. 1953 deki yangın sonrası hasar gören ve kapıları 2005’de onarım için kapatılan tiyatro, 2011 yılında kapılarını yeniden kültür ve sanata açtı.

Bolşoy Tiyatro binasının iç görünümü

Rusya’nın en eski bale ve orkestra topluluklarını içinde barındıran Bolşoy Orkestrası aynı zamanda dünyanın en büyük senfoni orkestrası olarak da tanınıyor.

SAVAŞLARA İNAT SANAT

Bolşoy Bale Topluluğunun gösterileri 1. Dünya Savaşı yılları ve Bolşevik Devrimi günlerinde de devam etti.Bu zor günlerde dansçılar kışlık odun, bir parça tereyağı karşılığı dans ettiler; geniş halk kitleleri bale ile tanıştı.

Bolşoy Tiyatrosu

Çarlık döneminden kalma değerlerin baş temsilcisi olarak görülen balenin toptan ortadan kaldırılması, yeni rejimin ilk yıllarında gündeme geldiyse de Lenin bile çok ileri gidildiğini düşünerek duruma müdahale etti. 1922’de tiyatronun kapanmasının ekonomik açıdan uygun olmayacağına karar verildi. 

İkinci Dünya Savaşı’nda ise topluluktaki bir çok sanatçı savaşa katılmak zorunda kaldı. 1941-1945 arasında Bolşoy balesi cepheye sık sık turneye giderek askerlerin moralini yükseltmek için 16 grup halinde yüzlerce temsil gerçekleştirdi.

Bolşoy Tiyatrosu sahne

Bolşoy Balesi savaşın bitimini ise  Bestesi Prokoyfev’e ait Külkedisi (1945) ve Romeo ve Juliet (1946) baleleri ile kutladı.

Müziği Çaykovski’ye ait Kuğu Gölü balesi (1877), koreograf Marius Pepita’nın Don Kişot balesi (1869) gibi klasik eserlerin dünyada ilk sahnelenmesi Bolşoy Tiyatrosu’nda gerçekleşmiştir.

İlginizi çekebilecek diğer haberler