International Press Agency

Mardin’de bir Marilyn Monroe

Mardin (IPA)- Marilyn Monroe benzerliği ile dikkatleri üzerine çeken Mardinli Marilyn, uzun zaman evde halı dokuyan, börek, içli köfte yapıp satan, son altı aydır Mardin’de açtığı sabun mağazasını işleten Melek Akramut, “İpin ucunu bırakırsan daha fazlasını isterler. O yüzden kadınlar evde değil, işinizin başında olun.” diyor.

Mardin’in Marilyn’i, erkek egemen bir toplumda farklı görünümü ve girişimciliği ile ayakta kalma sürecini IPA’ya anlattı.

AFYON’DAN MARDİN’E

İsmi Melek Akarmut. Aslen Afyonlu. Eşinin görevinden dolayı 6 yıl önce Mardin’e gelen Akarmut’u farklı kılan özelliği görümü. Saç rengi, makyajı ve kıyafetiyle Amerikalı oyuncu Marilyn Monroe andıran Akarmut, Mardin’de esnaflık yapan biri. Mardin’e özgü doğal sabun mağazası bulunan Akarmut’u takdir eden de çok, yadırgayan da.

Bir taraftan Marilyn Monroe benzerliği ile ilgi odağı olan Akarmut, bir yandan da sarı saçları, kırmızı ruju ile erkek iktidar toplumun kurallarını kökünden sarsıyor.

Melek Armut, ünlü sanatçı Marilyn Monroe’ye benzerliği ile biliniyor, iş yerinin adı da “Marilyn Sabun Dünyası”
GÜZEL VE FARKLI OLMANIN AĞIR BEDELİ

Çok bedel ödediğini, kendisini topluma kabul ettirmekle bir hayli zorlandığını ifade eden Akarmut, “Kötü kumaştan biçilmiş yamalı düzene karşı, kendi sözümü, kendi eylemimi gerçekleştirmek zorundaydım. Ne birinin kölesi olmayı kabul ettim, ne de birinin köle olmasını” diyor.  

Güzel ve farklı olmanın bedelinin ağır olduğunu söyleyen Akarmut, her şeye rağmen işine dört elle sarıldığını, “İpin ucunu bırakırsan daha fazlasını isterler. O yüzden kadınlar evde değil, işinizin başında olun.” diye konuştu.

“KADINLARIN KURACAĞI BİR DÜZEN DAHA YAŞANILIR OLUR”

Kadınlara kendi iradeleri dışında kurulan erkek egemen sisteme karşı, kendi kuralları ve iradeleriyle yaşamaları gerektiğini söyleyen Akarmut, kadınların kuracağı toplum düzeniyle daha yaşanılır bir dünyanın olacağını savunuyor.

“Çünkü kadınlar da bencillik, baskı ve kölelik duyguları yoktur. Bu duygular var olsa bile, biz kadınlardaki sevgi duygusu daha baskındır. Annelik içgüdüsü bize her şeyin, tüm canlarının, doğanın ne kadar kıymetli olduğunu öğretir. Her şeyin eşit olduğunu, erkeğin kadından, kadının erkekten, ağacın biz insanlardan, biz insanların ağaçtan hiçbir farkımızın olmadığını bize söyler. Tüm canlılar bir birimizin tamamlayıcısıyız. Orman da nasıl ki söğüt ağacı ceviz ağcına ‘git cevizlerini ev de büyüt’ demiyorsa, bir erkek de bir kadına ‘Git evinde otur. Sen kadınsın elinin hamuruyla erkek işine karışma’ diyemez, dememeli.” dedi.

“MARILYN’I SORDULAR AMA 4 ÇOCUK ANNESİ MELEK’İ SORMADILAR”

Dört çocuk annesi Akarmut, son altı aydır birçok kez röportajlar yaptığını, şu ana kadar hiçbir gazetecinin Marilyn Monroe benzerliği dışında kendisine soru sormadıklarına üzüldüğünü söylüyor.

Mardinli Marilyn, Melek Armut, açtığı küçük iş yerinde Mardin’e özgü sabunları satıyor.

Akarmut, “Bu kadın kimdir? Ne ister? Neden Mardin’de sabun satar? Neler yapar, nasıl buralara kadar geldi’ bununla ilgilenmediler. Melek Akartmut’la yani. Marilyn Monroe benzerliğim olmasaydı herhalde kimse ilgilenmeyecekti. Ünlü birine benzemek elbette çok güzel. Bu vesileyle işlerim de çok iyi. Ama ilk defa bir gazeteci gerçekten beni tanımak için sorular soruyor. Tabuları yıkıyorum.

“EV HANIMIYIM, HALI DOKUDUM, ELİ İŞİ YAPTIM, EŞİMDEN HİÇ PARA İSTEMEDİM”

“Ben ev hanımıyım. Yıllarımı evde halı dokumakla geçirdim. Halı ustasıyım. Ben şimdiye kadar bir kadın olarak eşimden hiç para istemedim. Ben de evde el işi yaptım. Kendimi bildim bileli ama. Börek yapıp sattım, içli köfte yapıp sattım, mantı yapıp sattım. Hiç eşimden para istemedim. Ha verdi, verdi ama niye bir erkeğe muhtaç olayım ki. Elim kolum tutuyor. Paramı kazandım. Şimdi burayı açtım. Evime de bakabilirim çok şükür kendi ayaklarım üzerinde de durabilirim. İşimi daha da büyüteceğim.”

Mardinli Marilyn Monroe, 44 yaşında, 4 çocuk annesi, torunu var.
44 YAŞINDA, TORUNU BİLE VAR

“Kadın çocuklarına ve eşine bağlı yaşamak zorunda değil ömür boyu değil mi? Herkes kendi ayakları üstünde durabilir. Artık ben çocuklarımı büyüttüm, yeterince emek verdim. Oğlum evlendi. Torunum var. Diğerleri de büyüdü. Benim 18 yaşındaki kızım kardeşleriyle de ilgilenebiliyor. 44 yaşındayım. Gören şaşırıyor. Buradan geçen geri geliyor bir gün. Giden geri adımlarla geliyor. Böyle hayretlerle bakıyorlar.” dedi.  

MELEK NASIL MARILYN MONROE OLDU ?

Yıllarca ev de halı dokumacılığı yaptığını belirten aynı zamanda bir dönem oyunculuk ve modellik yaptığını söyleyen Akarmut, Marilyn Monroe ile tanışma hikayesini ise şöyle anlatıyor:

“Vallahi ben Marilyn’i tanımıyordum. Elim kırılmıştı. Bir sandık almıştım ama yer tarafında Marilyn fotoğrafları kaplıydı. Sosyal medyada geçmiş olsun demeleri için kolumu sandığın üstüne koyup fotoğraf çekmiştim. Hoşuma gittiği için. Başka hiçbir şey hatırlamıyorum Marilyn ile ilgili. Kim olduğunu da bilmiyordum. Ondan 6 ay sonra meşhur oldum. Ben sarışındım. Ama hep benzetiyorlardı da ben araştırmıyordum. Ben böyleydim zaten. Tarzım böyleydi. Bir haber kanalı ‘haberini yapalım’ dedi. Gündemi değiştirmek için röportaj yapmak istedim. Bir de ben Mardin’i çok seviyorum. Çok isteyerek geldim. Çanakkale’den geldik biz buraya.”

“İSTANBUL’A GİTMEK İSTİYORDUM BİR TÜRLÜ OLMADI”

Eşinin Mardin’deki görevini uzatmasından dolayı oyalanmak için sabun mağazası açtığını aktaran Akarmut, “Ben İstanbul’a gitmek istiyordum. Oyuncu olmak istiyorum. Eğitim aldım eskiden. Bir türlü gidemedik. Bari dedim burayı açayım da oyalanayım dedim. Zaten ben ne iş yapsam tutacağını da biliyorum ama. Yüzümden dolayı. Çünkü herkes tanıyor beni. Benim hedefim Mardin değil zaten. Burayı da tanıtım amaçlı açtım. Hem Mardin’i tanıtayım dedim turistlere hem de modern bir şehir olduğunu kendimle birlikte göstereyim dedim.”

Ailesi Melek Armut’u ve ablasını 14 yaşında evlendirmiş.
“ABLAMI DA BENİ DE 14 YAŞINDA EVLENDİRDİ AİLEM”

“Mardin modern bir şehir mi peki?” sorusuna Akarmut’un cevabı ise,

“Kesinlikle, zengin bir şehir. Kadınları çok bakımlı. Aşmışlar bir şeyleri. Kimse dönüp bakmaz bana. Bilmiyorum yani buraya ‘medeniyetler şehri ‘deniyor ya gösterilmemeye çalışıyorlar. Afyon aslında daha aykırı biliyor musun? Gerçekten Mardinliler modern insanlar, sosyal insanlar. Ben böyle Afyon’da gezemem. Ki ailem izin vermez. Aileme laf eder. Kirli bakarlar. Ama Mardin’de böyle bir şey yok. Annem beni, ablamı 14 yaşından evlendirdi. Doğuya kötü diyoruz ya, mesele bizim yetiştirilme tarzımız. Mardin’i kesinlikle aykırı bulmuyorum. Erkeklerin bakış açısı her yerde aynı. Kadını ön plana çıkarmamaya çalışıyorlar.” diye konuştu.

“EŞİM ASKER, KOMUTANI BENDEN DOLAYI İKAZ ETMİŞ”

Eşinin astsubay olduğunu belirten Akarmut, “Buraya özel geliyorlar. ‘Gidip görelim de bir de sabun alayım’ diyorlar. Ben kaliteyim, sabunum da kalite. Hem sabunu mu satıyorum hem fotoğraf çekiniyoruz. Askeriyeye çok kızdım ben. Eşimin komutanı, eşimi çağırmış geçen gün. ‘eşin kendine biraz dikkat etsin. Askeriyedesiniz. İşte bak klip de çekmiş’. Aba altından sopa göstermiş anlayacağınız . Anlamadım biz burada ne yapıyoruz? Bir şey mi yapıyoruz burada. Fotoğraf çektiriyoruz burada. Satış yapıyoruz.”

Melek Armut, iş yerinde Mardin’e özgü sabunlar satıyor.
“VALİ KAPIMIN ÖNÜNDE ARACINA İNER BİNER, SELAM VERMEZ”

“Mardin’in valisi bana böyle bir teşekkür etmez. Kapımın önünden biner iner. Selam vermez. Hayırlı olsun demez. Açık kadını ön plana çıkarmamaya çalışıyorlar. Birazda seksepal bir kadındı ya Marilyn. Acaba ne düşünüyorlar. Anlamadım! Çok saçma sapan kurallar. Ben eşime laf getirirsem eşim askeriye de sıkıntı yaşar. E ben nasıl bir laf getireceğim. Fotoğraf çektirmek laf getirmek mi? Evet herkesle fotoğraf çektiriyorum. Kimseyi geri çevirmiyorum. Sosyal medyada bunu paylaşıyorlar. Hayatım başarılarla, mücadeleyle dolu. Elbette gururla çektiriyorum, gururla işimi yapıyorum.” 

Mardin’e bir vefa borcu olduğunun altını çizen Akartmut, “Çünkü ben Mardin’de meşhur oldum. Asla sırt çevirmem.” diye ekliyor.  

Telkâri ustası Dağ: Gerekli şartlar olgunlaşmazsa telkâri zanaatı yok olacak

İlginizi çekebilecek diğer haberler