International Press Agency

Diyarbakır Kadın Pazarı: “Erkek işidir, yapamazsınız” demişlerdi

Diyarbakır (IPA)– “Kadınlar bugün kendi paralarını kazanıyorlar. 10 kadın sofraya birlikte oturuyoruz. O anın mutluluğu paha biçilmez.” Güler Deniz 5 yıl önce Diyarbakır Bağlar’da açılan Kadın Semt Pazarının kendisi için anlamını bu sözlerle anlatıyor.

Kadın Semt Pazarı’nda kadınlar artık kendi paralarını kazanıyor. Güler Deniz  artık kendi işinin sahibi, pazar açılırken yaşadıklarını ve sonrasını şöyle anlatıyor: “Erkek işidir yapamazsınız, size göre değil. Bir iki ay sonra bırakırlar gözüyle bakıyorlardı. Ama kadınlar kendini pazarda var etti, güçlendirdi.”

SABAH 6’DAN AKŞAM 8’E KADAR

Tamamı kadınlardan oluşan Bağlar Kadın Semt Pazarı tüm zorluklara rağmen ayakta kalmaya devam ediyor.

Bir proje ile başlayan ve 2013 yılında kurulan kadın semt pazarı, “kadından pazarcı mı olur?”, “Birkaç ay yapar sonra bırakıp gidersiniz” gibi alaycı sözlere rağmen yıllardır Diyarbakır’ın birçok mahallesinde tezgah açıyor.

Evlerini geçindirmek için emek veren, kilolarca ağırlıkta kasaları kaldıran, yaz kış demeden sabah 6’dan akşam 8’e kadar pazar ürünlerini satan kadınlar, hem geçimlerini sürdürmenin hem de erkeklerin “yapamazsınız” sözlerini boşa çıkarmanın mutluluğunu yaşıyor.

ŞİDDETE MARUZ KALAN KADINLAR ÇALIŞIYOR

Kadın semt pazarını bilenen, klasik pazarlardan ayıran bir diğer ve önemli özellik ise kadınların sorunlarını kurdukları komisyonla çözmeleri ve herhangi bir pazarcı kadının sorunu olması halinde kolektif bir şekilde, dayanışarak çözmeye çalışmaları.

2013 yılında Bağlar Belediyesi tarafından toptancılar sitesinde kapalı bir alanda kurulan kadın semt pazarı, eşi tarafından şiddete maruz kalan, eşinden ayrılan 200 kadınla tezgah açıyor.

Pazarda çalışan kadınlardan Güler Deniz, pazarcı kadınların çoğunun daha önce hiçbir iş yapmadığını ve bütün kadınların geçimini pazardan elde ettikleri gelirle sağladıklarını belirtti.

UZUN SÜRE MÜCADELE ETTİLER

Aynı zaman da halk oyunları eğitmenliği yapan Deniz, kadınlar pazarına 6 ay sonra dahil olmuş. Deniz, Bağlar’da bulunan kadınlar pazarının işlek bir yer olmadığını, uzun bir süre kazanç elde edemediklerini bu nedenle birçok kadının işi bırakmak zorunda kaldığını anlattı.

Mardin’de bir Marilyn Monroe

Şimdi ise durum değişmiş artık pazarda 200 kadının var. Deniz, “Borçlarımızı kapattık. başladıktan sonra kendimize bakabildik. Kendi ayaklarımızın üzerinde durmaya çalışıyoruz. Kadınların çoğunun pazardan başka hiçbir geliri yok. Durumlarını düzelttiler, ev alan oldu,  hatta ikinci evi alanlar oldu.” dedi.

ÜRÜNLER BİRAZ PAHALI, ÇÜNKÜ…

Kadın pazarında ürünlerin erkek pazarına göre biraz daha pahalı olduğunu belirten Deniz, nedenini ise şu şekilde anlattı: “Çünkü erkek pazarcısı 20 yıllık bir esnaf. Kadınlar arasında ise en fazla 5 yıllık tecrübesi olan var. Bizim hiçbir imkanımız yok, onların kendi araçları var. Gidip en ucuzunu Mersin’den alıyorlar, kamyonlarla getiriyorlar. Bizim aracımız yok, imkanımız yok, ürün bize gelene kadar 3-4 el değiştiriyor. Bu da daha yüksek fiyatla alıp satmamıza neden oluyor. Ben bir kasa alabiliyorken onlar bir ton alıyor.”

Diyarbakır sokaklarını çocuklarla okula çeviren “Can Can” öğretmen

ERKEKLER BURADA ÇALIŞMAMIZA TEPKİ GÖSTERDİ

Beş yıldır pazarda çalışan bir diğer kadın ise Remziye Tunç. 7 yaşında iken ayrıldığı Diyarbakır’a 35 yaşından dönen Tunç, memleketi olmasına rağmen Diyarbakır’a alışmasının uzun sürdüğünü söyledi.

Uzun süre Antalya’da yaşadığını ifade eden Tunç, eşinden ayrıldıktan sonra Diyarbakır’a geldiğini belirterek, “3 çocuğum var. Ben 15 yıldır çalışan biriyim. Hem alışkanlık hem de maddi olarak ayaklarımın üstünde durmam gerekiyordu. Bizim gelin pazarda çalışıyordu. Gelinimizin aracılığıyla pazarda işe başladım.” dedi.

Çok zor günler yaşadıklarını aktaran Tunç, “Bize ağır gelen şey meyve sebze halinin içinde ‘hali siz biliyor musunuz’ diye tepki göstermeleri oldu. 300 dükkanın bir arada olduğu yer. Cezaevi gibi. Duvarlarla çevrili. Oradaki insanlar sanki hal sadece erkeklerin girebileceği bir alanmış gibi kafalarına oturmuş. İlk defa biz onların alanlarına girdik.

Biz ilk halin kapısından içeri girdiğimizde sanki farklı bir yaratıkmışım gibi dönüp dönüp bakıyorlardı. 10 kadın bir an da hale girince dönüp dönüp baktılar. Fiyat soracağız soramıyoruz, hangisi iyi hangisi kötü bilmiyoruz. Piyasayı bilmiyoruz. Belki bir liralık ürünü biz 5 liraya alıyoruz. Bu şartlarda başladık. ‘Ya abla git evine çocuğuna bak, ne işin var burada, git kocana hizmet et’ sözlerine bire bir maruz kaldık. Kimi zaman karşılık verdik kimi zaman sessiz kaldık. Ama yılmadık.” diye konuştu.

“KADINLARIN GÖZÜ AÇILIR” DİYE KORKUYORLAR

Pazarda arkadaşının eşi tarafından vurularak felç kaldığını ifade eden Tunç, “Şu an yatalak kendisi. Biz elimizden ne gelirse destek olamaya çalışıyoruz. Hasta olan, gelemeyen arkadaşlarımız oluyor bazen. Her türlü desteği sağlıyoruz. Kadınlar pazarının en güzel özelliğinden biri dayanışma. En çok erkek pazarcılardan tepki gördük. Tabi kadın ayakları üstünde oldu mu, para kazanmaya başladı mı ‘kadınların gözü açılacak’ diye korkuyorlar.”

“KADINLAR KENDİ AYAKLARI ÜSTÜNDE DURABİLMELİ”

Esra Ayaz bir diğer pazarcı kadın. Bir buçuk yıl evli kaldığını söyleyen Ayaz, 3 yıldır eşinin tutuklu olduğunu belirtiyor. Ailesi “kız çocuğu okumaz” inancıyla kendisini okutmamış. Şimdi kendi gayretleriyle okuma ve yazma öğrenmeye çalıştığını aktarıyor.

6 yıldır pazar da çalışan Ayaz, ev kirası, fatura ve tüm ihtiyaçlarını pazardan elde ettiği gelirle sağlıyor.

Ayaz, “Kadınlar kendi ayakları üstünde olsunlar. Ne ailelerine karşı ne de erkeklere karşı kendilerini ezdirmesinler. İnsanın eli cebinde oluyor. İstediğini alabiliyor. Ama birine minnet ettiğin zaman kötü oluyor. Kimseye muhtaç olmadan ayaklarım üstünde duruyorum.” diye konuştu.

İlginizi çekebilecek diğer haberler