International Press Agency

TÜSİAD YİK Başkanı Özilhan: Türkiye’yi bugünkünden daha sıkıntılı günler bekliyor

Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Tuncay Özilhan, orta vadede Türkiye’yi bugünkünden daha sıkıntılı günler beklediğini kaydetti. Özel sektörde iflaslar başlarsa bunun dalga dalga yayılacağı uyarısını yapan Özilhan, “Büyümede sert düşüş kaçınılmaz görünüyor.” tespitini yaptı.

İfade özgürlüğü ile özgürlüklerin ve hukuk devletinin de önemine değinen Özilhan, “İfade özgürlüğü teknolojik ilerlemenin de başlangıcıdır” dedi.

TÜSİAD’ın Ankara’da gerçekleştirdiği Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Özilhan, çarpıcı mesajlarından satır başları şöyle:

DÖVİZ KRİZİ YENİDEN HORTLAYABİLİR
  • Türkiye, 2001 krizinden sonra güçlendirilmiş olan ekonomik temelleri sayesinde, krizde önemli bir direnç gösterebiliyor. Küresel piyasalardaki son eğilimlerle beraber kıymetli bir zaman kazandık. Bu zamanı doğru kullanırsak hafif ve kısa süreli bir resesyonla bu badireyi atlatırız.
  • Ancak, bünyeyi kuvvetlendirici önlemleri almazsak, şimdilik bastırmış olduğumuz döviz krizinin yeniden hortlaması ve bu kez çok daha derin bir krize dönüşmesi kaçınılmaz olur.
KİŞİ BAŞI GELİRDE GERİYE GİTTİK
  • Cari dolar fiyatlarıyla kişi başına gelir, 2008 yılında on yıl öncesine göre 2,5 kat artmıştı. Şimdi ise, 2008 yılına göre azalmış durumda. Buna karşılık Türkiye’nin de yer aldığı üst-orta gelir ülke grubunda ise kişi başına gelir, ilk 10 yıllık dönemde 3 kat, ikinci 10 yıllık dönemde ise 1,6 kat arttı.
  • Sonuçta baktık ki, Türkiye ile yüksek gelirli ülkelerin vatandaşları arasındaki refah uçurumu kapanmıyor. 1998’de ortalama Türk vatandaşının geliri, yüksek gelirli ülkelerin vatandaşınınkinin sadece yüzde 19’u idi. 2008’e gelince bu fark daralarak yüzde 28 oldu. Bu durum hepimizi umutlandırmıştı.
  • Maalesef bu eğilim devam etmedi. Gelir farkı yeniden açılmaya başladı ve geçtiğimiz sene yüzde 26 oldu. TL’deki değer kaybı ve büyümenin durması yüzünden bu sene daha da geriye düşeceğiz.
BİZİ DAHA SIKINTILI GÜNLER BEKLİYOR
  • Orta vadede muhtemelen bizi bugünkünden daha sıkıntılı günler bekliyor.
  • Şirketler son 10 senedir kıymetli TL ve bol uluslararası finansmana dayalı bir model içinde idi. Bu şirketler şimdi zor durumda. Geçmişteki bir takım yanlış kararların bedeli ödeniyor.
İFLASLAR BAŞLARSA DALGA DALGA YAYILIR
  • Konkordato ilan eden şirketlere her gün bir yenisi ekleniyor. Moraller bozuluyor. Reel sektör, yüksek enflasyon ve TL’deki dalgalanma nedeniyle önünü göremiyor. Yüksek faiz oranları kredi kullanımını sınırlıyor.
  • Eğer iflaslar başlarsa, durum daha da kötüye gider. Dalga dalga KOBİ’lere, esnafa ve vatandaşa yayılır. İşsizlik bugünkü seviyelerinin üstüne çıkar.
  • Yüksek işsizlik ve enflasyon halkın satın alma gücünü düşürür. Düşen talep şirketler kesimini daha da zora sokar. Bankaların bilançolarında sorunlu alacaklar artar ve kredi kapasitesi hepten daralır. Bu ihtimalin önüne geçilmesi için finans sektörünün doğru araçlarla desteklenmesi mutlaka gündeme alınmalı.
BÜYÜMEDE SERT DÜŞÜŞ KAÇINILMAZ GÖRÜNÜYOR
  • Belli bir süre için büyüme hızında sert bir düşüş kaçınılmaz görünüyor.
  • Önemli olan bundan sonra ekonominin sağlıklı bir büyüme patikasına girmesi.
  • Sağlıklı büyüme üretimden geçer. Üretimde yaratılan katma değeri artırmadan istikrarlı bir büyüme sürecine giremeyiz. Sadece sanayide değil, tarımda da katma değeri artırmamız gerekiyor. Tarımı ihmal edemeyiz, yoksa gelecek nesilleri aç bırakmamak için ithalata mahkum oluruz.
ŞİRKETLER “KOMŞUYU TAKLİT ET” MODELİNİ BIRAKMALI
  • “Komşuyu taklit et” modelinin yerine şirketler kesiminde rekabetçiliğin artırılması, üretimin ithalata bağımlı yapısının değiştirilmesi ve ekonominin tüm sektörlerinde yeni teknolojilere geçişin planlanması gerekiyor. Ekonomilerinde yapısal dönüşümü sağlayabilen ülkelere baktığımızda, bu ülkelerde bürokrasinin çok etkin çalıştığını görürüz.
BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİŞİN SIKINTILARI YAŞANIYOR
  • Şu anda bırakın yapısal reformların tasarlanıp hayata geçirilmesini, rutin işlerin yapılmasında bile bürokrasi zorlanıyor. Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişin sancıları çekiliyor.
  • Birçok yerde işler yürümüyor, her kademede kararlar bir üst merciye devrediliyor. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi “Bakanlıklarımızda sistemin henüz tam oturmamış olmasından dolayı bazı sıkıntılar olduğunu ve bürokraside bundan kaynaklı rehavet olduğunu biliyoruz.”
VERİMSİZ PROJELER İPTAL EDİLMELİ
  • Tüm projelere aynı anda başlandığında, tasarruf açığı problemi baş gösterir. Kamusuyla, özel sektörüyle, hanehalkıyla herkes borca batar. Bu nedenle projeler gözden geçirilip verimsiz olanlar iptal edilmeli. Verimsiz projelerde ısrar etmek çok ciddi kaynak israfıdır. Kaynakları verimsiz projelere değil, Ar-Ge harcamalarına ayırmak gerekiyor.
  • Gayrisafi yurtiçi hasıladan Ar-Ge faaliyetlerine ayrılan pay son 20 yılda binde 3.6’dan yüzde 1’e yükseldi. Ciddi bir yükseliş. Aynı dönemde Kore ise çok büyük bir hamle yaptı ve bu payı yüzde 2,2’den yüzde 4,2’ye çıkararak dünyada gayrisafi yurtiçi hasıladan Ar-Ge faaliyetlerine en büyük payı ayıran ülke haline geldi. Bu nedenle bugün Kore’nin ihracatında yüksek teknolojili ürünlerin payı yüzde 26, Türkiye’de ise sadece yüzde 2.
EN KRİTİK FAKTÖR EĞİTİM REFORMU
  • Ekonomideki yapısal dönüşümü gerçekleştirmede en kritik faktör, eğitim reformu. Artık tüm üretim süreçleri mutlaka belli derecede dijital teknolojileri kullanma becerisi gerektiriyor. Bu ekipmanları kullanabilecek ve bizi ithal teknolojilere bağımlı olmaktan kurtaracak; Ar-Ge ve yenilikçilik faaliyetleri yapacak nitelikli işgücü için eğitim anlayışının külliyen değişmesi gerekiyor.
  • Ne kendimiz ne de gençlerimizi kandıralım. Bugün üniversiteye giden 7.5 milyon genci, iş hayatına atıldıklarında onlardan istenecek olan becerilerle donatamıyoruz. Gençlerimizi mesleksizliğe ve yoksulluğa mahkum etmeyelim.
BİLİŞİM MEZUNLARININ YÜZDE 19’U İŞSİZ
  • Sanki son yılların en karlı iş koluymuş gibi, her yerde mantar gibi üniversiteler açılıyor. Bu üniversitelerin verdiği diplomalar bir işe yaramıyor olmalı ki mezunları işsiz kalıyor. Kaliteli eğitim verilmeyince üniversite açılması bir işe yaramıyor.
  • 25-29 yaş grubundaki gençlerin yüzde 35’i ne eğitime devam ediyor ne de bir işte çalışıyor. Yani, boşta gezer. Bugünün lokomotifi bilişim ve iletişim teknolojileri iken, eğer üniversitelerin bilişim ve iletişim teknolojileri bölümlerinden mezun olanların yüzde 19’u işsizse bu işte vahim bir yanlışlık olmalı.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İLERLEMENİN BAŞLANGICIDIR
  • İfade özgürlüğü sadece demokrasinin asli unsurlarından birisi değildir.
  • Aynı zamanda teknolojik ilerlemenin de başlangıç noktasıdır. Hakaret ve şiddete çağrı içermedikçe, düşünce özgürce ifade edilebilmelidir.
  • Görüş farklılıklarını cezalandırmak yerine teşvik edelim. Korku siyasetinden, ideolojik körlükten, kimlik siyasetinden, nefret siyasetinden kaçınalım. Ama ifade özgürlüğünden ve çoğulculuktan korkmayalım.
  • Gençlerimize bilişsel beceriler kazandırırken sosyal ve duygusal yönden gelişmelerini de ihmal etmeyelim. Onları aynı zamanda, erdemli, dürüst, kültürlü, vicdanlı, ülkesine ve insanlığa hizmet ideallerine sahip şekilde yetiştirelim.
CUMHURİYETİN TEMELLERİ SAĞLAM ATILDI
  • 95 sene önce Türkiye toplumunun temelleri gayet sağlam atılmıştır. Kendimize güvenelim. Ülkemizi gençlerimize güven içinde emanet edelim.
  • Türkiye’de özgürlükler alanının genişlemesi, ifade özgürlüğünün tartışma alanı olmaktan çıkartılması, hukukun üstünlüğü ilkesinin güvence altına alınması doğrultusunda atılacak adımlarla, mesafe kat edecek olan Türkiye-AB ilişkileri, her iki tarafın da yararına olacaktır. Türkiye’nin dış ilişkilerinde son dönemde görülen olumlu gelişmelerin, döviz krizinin atlatılmasında da katkısı olduğu ortada.
  • Dış politikada oyun alanımızın genişlemesi, hiç şüphesiz uzun vadeli ekonomik çıkarlarımızla da örtüşüyor. Türkiye’nin batı dünyası ile ilişkileri geliştikçe, sadece ekonomik istikrar değil, çoğulcu demokrasi, hukuk devleti, ifade özgürlüğü ve toplumsal kalkınma hedeflerine ulaşmak da kolaylaşmaktadır.

TÜSİAD Başkanı Bilecik: Kredi daralması bitmeden bu kriz bitmez

 

İlginizi çekebilecek diğer haberler